Cumhuriyet
2018-11-28 05:02:34 ( 1002 izlenme )

İlginç mesaj!.. 'DERİN İLİŞKİLERİMİZ VAR'

Tarih 20 Ekim 2018…

Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Amerika’nın Sesi’nden Greta Van Susteren’e de özel bir röportaj verdi. Pompeo, Türkiye’deki temaslarını değerlendirdiği röportajda Türkiye’nin stratejik açıdan son derece önemli bir müttefik olduğunu söyledi. Pompeo şöyle devam etti;

‘DERİN İLİŞKİLERİMİZ VAR’

“Bu benim Ankara’ya ikinci ziyaretimdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’la ve mevkidaşım, Mevlüt Çavuşoğlu’yla görüştüm. Derin ilişkilerimiz var. Türkiye NATO müttefiki bir ülke. Ancak bazı konularda sıkıntılarımız oldu... Ancak Türkiye, son derece önemli bir konumda yer alıyor ve orada olmaya da devam edecek(VOA Amerika'nın Sesi, 20 Ekim 2018).

TARİH 27 ARALIK 1947: DERİN İLİŞKİ NE?

27 Aralık 1949 tarihinde, Türkiye ve ABD Hükümetleri arasında ikili bir anlaşma imzalandı. Konu: İki ülke arasında yapılacak eğitim ve öğretim işbirliğiydi.

Anlaşma şuydu : EĞİTİM ÖĞRETİM İŞBİRLİĞİ

‘TC Hükümeti ve ABD Hükümeti, eğitim sahasında yapılacak temaslarda bilginin ve mesleki istidat sahiplerinin daha geniş ölçüde mübadelesi suretiyle Türkiye Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri milletleri arasında karşılıklı anlaşmayı daha ziyade geliştirmek arzusunda bulunduklarından; Aşağıdaki hususlarda mutabık kalmışlardır:

PARA TÜRKİYE’DEN EĞİTİM ABD’DEN

Madde 1. Türkiye’de Birleşik Devletler Eğitim Komisyonu namı altında bir komisyon teşkil olunacak ve bu komisyon iş bu anlaşmanın hükümleri dairesinde TC Hükümeti tarafından temin edilen paralarla finanse edilecek olan eğitim programının idaresini kolaylaştırmak için ihdas ve tesis edilmiş bir teşekkül olarak Türkiye Cumhuriyeti ve Amerika Birleşik Devletleri hükümetleri, tarafından tanınacaktır…

KOMİSYON BAŞKANI AMERİKALI

Madde5. Komisyon, dördü TC vatandaşı ve dördü ABD vatandaşı olmak üzere sekiz azadan müteşekkil bulunacaktır. Bunlara ilaveten ABD Türkiye’deki diplomatik heyetinin başı(ki aşağıda misyon şefi ismiyle anılacaktır) komisyonun fahri başkanı olacaktır.

Misyon şefi komisyonda reylerin tesavisi halinde kati rey verecek ve komisyon başkanını tayin edecektir. Başkan komisyonun fiili azası sıfatıyla rey hakkına haiz bulunacaktır.

Misyon şefi en az ikisi ABD’nin Türkiye’deki hariciye teşkilatının muvazzaf memurlarından olmak üzere, komisyondaki Birleşik Devletler vatandaşlarını tayin ve tedbil etmek selahiyetine haiz olacaktır. TC Hükümeti komisyondaki Türkiye vatandaşlarını tayin ve tedbil selahiyetini haiz bulunacaktır.

ABD DIŞİŞLERİ BAKANI KARAR MERCİİ

Madde.7. ABD Dışişleri Bakanı tarafından tayin edilecek şekilde komisyonun faaliyeti hakkında her sene bir rapor tanzim edilerek TC Hükümetine ve ABD Dışişleri Bakanına tevdi olunacaktır.

Madde.8. Komisyon’un merkezi Türkiye Cumhuriyetinin başkentinde bulunacaktır.

Madde. 10. ABD Dışişleri Bakanı tensip ettiği takdirde komisyonun bu husustaki kararlarını gözden geçirilebilir’.

Ve bu anlaşmayla Türkiye’de eğitim ve öğretimin idaresi ABD’ye teslim edildi.

TÜRK EĞİTİMİNE ABD KARAR VERİYOR


Komisyon sekiz kişiydi. Dördü Türk, dördü Amerikalıydı ama… Bir dokuzuncu kişi vardı; o da ABD Büyükelçisiydi. Yani nihai karar ABD’nin elindeydi!..
İkili anlaşmalar eliyle ortaya çıkan durum işte böylesi ağırdı…

PEKİ, BU ABD BU İKİLİ ANLAŞMALAR YOLUYLA TÜRKİYE’DE NE YAPTI?

KÖY EĞİTMEN KURSLARI KAPATILDI


Türkiye’nin nüfusunun yaklaşık %80’inin köylerde yaşadığı ve köylerin %90’ında okul olmadığı düşünüldüğünde, Cumhuriyet Köyleri Projesi bir kurtuluş reçetesiydi… Aydınlanmış halk özgür iradesiyle feodal ağalığın pençesinden kurtulacaktı; Millet Mektepleri, Halk Dershaneleri, Köy Öğretmen Okulları, Köy Eğitmen Kursları, Köy enstitüleri ve Halkevleri ile insanımız yetiştirilecekti…

17 Nisan 1948’de Köy Eğitmen Kursları kapatıldı.

HALK EVLERİ KAPATILDI

19 Ocak 1932’de faaliyetlerine başlamıştı.
Amaç; eğitim-kültür ve aydınlanma seferberliğiyle aydın, bilgili ve bilinçli bireyler yetiştirmekti. 2 Mayıs 1951’de Halkevleri kapatıldı.

KÖY ENSTİTÜLERİ KAPATILDI

Köy Eğitmenleri… Projeden amaç; köy öğretmeni ve meslek erbabı yetiştirmekti…
Tarım, büyük ve küçükbaş hayvancılığı, inşaat, müzik, el sanatları gibi köylünün günlük yaşamının ayrılmaz parçası olan bu alanlarda yetiştirilen kız öğrencilere köy hayatının geliştirilmesinde önemli bir vazife verilmişti ve onlar da bu vazifeyi büyük bir coşkuyla yapıyordu…

27 Ocak 1954’te, Köy Enstitüleri kapatıldı.

TOPRAK REFORMU RAFA KALDIRILDI

Toprak reformu… 1945 yılında, ‘Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu’ TBMM’ne sunulmuştu; Köylüye toprak dağıtımına başlanmıştı… 1950’de, Demokrat Parti’nin tek başına olduğu uygulanmaktan vazgeçildi .

Toprak reformu, yıl 2016, hala yapılamamış olup Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde toprak ağaların elindedir. AKP Hükümeti üretime değil, toprağın tapusuna teşvik verdiği için, tapu da ağaların elinde olduğu için köylü çalıştığı ve ürettiği topraktan teşvik alamamaktadır.

Toprak reformu yapılamadığından da, feodal toprak ağalığı yıkılamamıştır.
Yıkılamadığı için de masum ve çaresiz halk hala Tarikat şeyhleri, toprak ve aşiret ağalarının, son otuz yıldır da PKK terör örgütü ağalarının elinde körü körüne hala sürüklenmektedir.

OKULLAR KAPATILDI TEKKELER AÇILDI

Öte yanda…
Kutsal dinimizin siyasi ve şahsi çıkarlara alet edilmesini ve de halkımızın bu tarikat şeyhlerin peşinden körü körüne sürüklenmesi önlemek isteyen Cumhuriyet Yönetimi, 1925’te tekkeleri kapatmıştı…

Bakın sonrasında neler oldu:
1942’de, Nakşibendi Şeyhi Küçük Hüseyin Efendi’den halifelik icazeti alan Ömer Fevzi Mardin eliyle Kadıköy’de İlahiyat Kültür Telifleri Derneği kuruldu.

1949 yılında, hükümet kararnamesi ile Kur’an kursları açıldı, bunu 1951 yılında İmam Hatip Okulları izledi.

NAKŞİ TEKKELER ÖNE ÇIKTI

Ardından…
21 Ocak 1950’de önce Gümüşhanevi sonra İskenderpaşa ve derken İsmailağa Cemaati olarak yeniden açıldı.

Prof. Dr. Emre Kongar şöyle diyor;
‘Başlangıçta örtülü gericilik akımlarının dinsel alanda ortaya çıkmasına izin verilmemekle birlikte, dine karşı tutum, bir önceki döneme oranla çok yumuşaktı. Sonradan bu yumuşaklık, başbakan olarak Menderes’in Nur Cemaati Lideri Said-i Nursi’nin elini öpmesine kadar uzanan bir din sömürücülüğüne kadar gidecektir’ …

TARİKAT SİYASETE GİRDİ

Ve… Çok partili siyasi hayata geçilmesiyle birlikte Tarikat şeyhleri seçimlerde etkili olmaya başladılar. Siyasi partiler de oy toplamak için şeyhlerin çocukları ve torunlarını listelerinden aday gösterdiler:

Kasım Kufralı, Şeyh Selahaddin’in oğulları Kamran İnan, Abidin İnan, Şeyh Muhammed Ma‘sum’un oğlu Muhittin Mutlu, Şeyh Said’in torunu Abdülmelik Fırat, Şeyh Fethullah’ın torunu Gıyasettin Emre, Şeyh Ali es-Sebti’nin torunu Ali Rıza Septioğlu çeşitli dönemlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde görev yaptılar.

HALA SÜREÇ İŞLİYOR

Günümüzde bu tekkeler özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da ‘divan’ adıyla faaliyetlerini hala sürdürmektedir.

İşte ABD, bu İkili Anlaşmalar eliyle Türkiye’de eğitim ve öğretim sistemini eline geçirmiş ve Üst Akla hizmet edecek siyasi, ticari, akademik ve Tarikat kadrolarını işte böyle günümüze hazırlamaya başladı…

Ve bugün Türkiye’yi yöneten siyaset, işte bu İkili Anlaşmalar eliyle ABD’nin hazırladığı bu zeminde yetişen kadrolar tarafından hala işletilmektedir…

Erdal Sarızeybek

Önerilen Videolar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Yıl 1938... 'TUNCELİ'DE NE OLDU' 'TÜRKİYE ABD'YE NASIL YELKEN AÇTI' Erdoğan 'DİNİ BÜTÜN MOLLA MUSTAFA' dedi... 'DAĞLICA ŞOKTA' 'KDP'Yİ KİM KURDU'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Son yüzyılın en sinsi ittifakı!.. 'HOYBUN NEDİR'