Milli Savunma Bakanlığı (MSB), dün gece yarısına doğru yaptığı açıklamada, İdlib'de bir askerin şehit olduğunu, iki askerin de yaralandığını duyurdu. Saldırıda Samsunlu Piyade Uzman Onbaşı Ercan Zengin'in şehit olduğu bildirildi. MSB’nin açıklamasında şu ifadeler kullanıldı:

‘BİR ŞEHİT İKİ YARALI’
* İdlib'de 05 Haziran 2020 tarihinde, Zırhlı ambulans aracına yapılan saldırı neticesinde bir kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, iki silah arkadaşımız yaralanmıştır. Bölgede tespit edilen hedefler ateş destek vasıtalarımızla derhal ateş altına alınarak gerekli karşılık verilmiştir. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah'tan rahmet, kederli ailelerine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır, yaralı personelimiz için acil şifalar dileriz.

FATİH ALTAYLI SORMUŞTU: ‘BİZ NEDEN ŞEHİT VERİYORUZ’ DİYE
Türkiye'nin en önemli 3 gündem maddesini salgın nedeniyle değiştiğini belirten Fatih Altaylı, Libya'da yaşanan tüm gelişmeler hakkında an be an bilgilendirme yapıldığı halde İdlib'de son durum hakkında yeterli bilgi olmadığını söyledi.

‘PKK/YPG ÇEKİLDİYSE BİZ NEDEN ŞEHİT VERİYORUZ'
İdlib'de Rusya ile varılan mutabakatı hatırlatan Altaylı, "Fırat’ın doğusunda YPG/PKK geriye çekilecekti ve biz Rusya ile ortak devriye yapacaktık. Bu devriyeler sürüyor mu, yapılabiliyor mu? YPG/PKK 20 mi 30 mu, bilemediğimiz mesafeye çekildi mi? Çekildi ise biz niye hâlâ şehit veriyoruz?" diye sordu. Fatih Altaylı Fırat’ın doğusunda neler döndüğünü soruyor soruyor ama buna bir cevap alamıyor. Alamaz da zaten çünkü olan biteni medya örtülüyor. Peki ne oluyor Fırat’ın Doğusunda?

‘BİZ DEVLETİMİZİ YÖNETENLERE HEP İNANDIK’
Şimdi, Eğri oturalım ama doğru konuşalım.
Biz terörle mücadelenin başladığı yılların genç bir binbaşısı olarak sahip olduğumuz düşünce yapısıyla bir devlet adamının ihanet edebileceğini asla düşünmedik, düşünemezdik, beynimizin kılcal damarlarında ‘ihanet’ kelimesiyle yüksek bir devlet makamı yan yana asla yer alamazdı. O zamanlar Özal vardı. Bu terör örgütü için ‘üç beş çapulcu’ deyince biz inandık, Özal ‘bir koyup üç alacağız’ deyip ABD’Lİ Çekiç Gücü çağırınca, biz hep Türkiye’nin ulusal çıkarları gereği bu olmalı diyerek düşündük ve inandık. 

Bizim de gözlerimizdeki perde bu Körfez savaşlarıyla açıldı. Şehitlerimizin acısı toplumu harekete geçirdi, en azından ABD’yi de PKK’yı da Barzani’yi de sorgular olduk. Belki elimizde somut bir kanıt olmadığı için düşündüklerimizi yüksek perdeden dile getirememiş olsak da en azından bu sorgulayan düşüncelerin beynimize hücum etmesine hiç engel olmadık.

‘ABD/BARZANİ’YLE KOL KOLA BU İŞ OLMAZ’
“Biz tam on yılımızı hudut boylarında terör ve kaçağa karşı mücadeleyle geçirirken aklımızda tek düşünce vardı, teröristleri yok edebilirsek terör de biter diye düşünüyorduk. Şimdi görüyorum da İçişleri Bakanı Soylu’yu, ‘dağda yüz iki yüz terörist kaldı, terörü bitiriyoruz’ diyen sözlerini duyuyorum da şaşırıyorum. İşte Pençe harekatı, görüyorum Hulusi Akar’ı, ‘terör bitecek’ diyen sözlerini duyuyorum da aklım başımdan gidiyor. 

Soruyorum kendime, şimdi dahi istese ‘Türk Ordusu bu terörü bitirebilir mi’ diye. Hayır, bu siyasetle Türkiye terörü bitiremez! Allah aşkına hem bu PKK’yı Türkiye’ye karşı kullanan ABD ile müttefik olacaksın, hem de bu projenin siyasi ayağı olan Barzani’yi güçlendirecek anlamda işlere imza atacaksın sonra da kalkıp ‘ben terörü bitiririm, bitiriyorum’ diyeceksin hiç akla yatar mı bu!”

‘BU PKK/YPG FIRAT’IN DOĞUSUNA GÖKTEN ZEMBİLLE İNMEDİ’
Teröristlerle çatışmadık mı? Çatıştık.
Bu mücadelede şehit vermedik mi? Verdik.
Yıllar geçti yıllar sonuç ne oldu?.. 2002’de Irak kuzeyinde sıkıştırdığımız teröristler, sayıları iki üç bin olan teröristler, şimdi sınırları aşıp Suriye’de Fırat’ın doğusunda sayıları yüzbini aşkın bir güce dönüştürüldü; bölgede insanların ve kaynakların yönetimini ele geçirdi, ordusu var bayrağı var, yakındır onların da Barzani gibi bağımsızlık referandumuna gitmesi. Peki nasıl oldu bu iş, gözlerimizin önünde. “

‘BOP BİTMEDEN TERÖR BİTMEZ, İÇİMİZDEN İŞLETİLİYOR’
Ekranlara müdavim konuk olarak çıkmak kolay, ‘asker isteseydi terör biterdi’ demek kolay hatta ‘asker rant sağladığı için terörü bitirmedi’ demek de kolay ama bunu söyleyenlerin hepsi işin aslında gerçeği bilmediğinden değil, cin gibi biliyorlar ama… Vazifeli bunlar, Türk Ordusunun Türk milletinin yüreğinde yer alan güven ve sevgiyi hedef almış siyasi ayağı destekleyen medya tetikçileri bunlar. Dolayısıyla bugün ortada gizli saklı hiçbir şey kalmadı artık. Asker polis jandarma teröristle elbette mücadele etti ama ülkeyi yönetenler terör üzerinden siyaset yaparak aldığı yanlış karar ve yaptığı yanlış uygulamalarla baştan beri izlediğimiz küresel siyasi projenin bir parçası durumuna geldiği için terör bitmedi, bitmiyor ve bu süreç hala işliyor. Bu durumda dünyanın en güç ordusu da olsanız, tüm çabanız boşadır çünkü bu süreç içimizden işletiliyor.”

‘DÜĞÜM NOKTASI ANAYASA’
Suriye’de asıl iş yeni anayasaya kaldı. Bu fiili durumu anayasal teminat ve ABD-Rusya’nın garantörlüğü altına almaya kaldı. Niye bu güvenli bölge konusu Türkiye’de devamlı tartışılıyor derseniz, yarın anayasayla işler rayına girdiğinde ve böylece Fırat’ın doğusunda uluslararası arenada tanınmış PKK/PYD özerk yönetimi karşımıza çıktığında şaşırmayalım, diye. Ama bu iş burada bitmez, sıra Türkiye Anayasasına geliyor, Türkiye’nin idari yapısı şu andaki Suriye’nin parçalı yapısıyla uyumlu olabilsin ki birbirini destekleyebilsin. İşte AKP’nin 2023 2023 deyişinin altında yatan sır da bu ‘Anayasayı değiştirmek’
Küresel proje işliyor, içimizden işletiliyor ve süreç örtüleniyor, hepsi bu.

Erdal Sarızeybek

Altaylı Sormuştu 'Haber Gece Yarısı'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Erdoğan Neden ŞEMDİNLİ'YE GİTTİ?..