Cumhuriyet
2018-11-18 09:04:54 ( 2079 izlenme )

'AMERİKAN SÜT TOZU İLKOKULLARA NASIL GELDİ'

Amerikan yardımı olarak süttozu 1948’te ilk defa Türkiye’ye getirildi. 1965’e kadar ilkokullarda biz çocuklara içirildi. Peki Türkiye hangi hal ve şartlarda bu ABD yardımını kabul etmişti?

İKİNCİ DÜNYA HARBİ SONRASI

İkinci Dünya Savaşı’nın müstakbel galipleri 4-11 Şubat 1945’te Kırım’da bir araya gelmişlerdi. Toplantı masasında İngiltere, Amerika ve Sovyet Rusya yan yana oturuyordu; Churchill, Roosevelt ve Stalin.

Bu kez toplantının konusu uluslararası sorunların bir savaşa yol açmadan önce nasıl önlenebileceği idi. Yalta Konferansı adıyla tarihe yazılan bu toplantıda Birleşmiş Milletlerin kurulması kararlaştırıldı.

TÜRKİYE BİRLEŞMİŞ MİLLETLER ÜYESİ OLUYOR

Türkiye bu organizasyonda yer almak istiyordu ama bir sorun vardı; büyük harpte yer almamıştı, tarafsızdı. Amerika Başkanı Franklin Delano Roosevelt Türkiye’nin 1 Mart’a kadar ortak düşmana savaş ilan etmesi şartıyla bu yeni organizasyona davet edileceğini açıklayınca, Türkiye, 23 Şubat 1945 tarihinde Almanya ve Japonya’ya savaş ilan etti.
San Francisco Konferansı’na davet edilen Türkiye, 26 Haziran’da BM Antlaşması ve Uluslararası Daimi Adalet Divanı Statüsü'nü imzaladı.

15 Ağustos’ta, TBMM, Birleşmiş Milletler Antlaşması'nı kabul ederek BM'ye katılımcı olmayı resmen kabul etti. Tarihler 24 Ekim 1945’i gösterdiğinde Türkiye, Birleşmiş Milletlerin bir üyesiydi(1). İkinci Dünya Harbi sona ermişti…

STALİN TÜRKİYE İLE BARIŞ VE DOSTLUK ANLAŞMASINI FESHEDİYOR

İran’da demokrat partileri kurmakla meşgul olan Sovyet Yönetimi aynı süreçte bakışlarını Türkiye’ye çevirmiş ve tehdit etmeye başlamıştı. 19 Mart 1945’de, 1925 tarihli Türk-Sovyet Dostluk ve Saldırmazlık Anlaşması’nı tek taraflı olarak feshettiğini bildiriyordu.

Sovyet Rusya bir adım daha ileri gidiyor, 7 Haziran 1945’de, yeni bir işbirliği ve savunma anlaşmasının imzalanabilmesi için Kars ve Ardahan’ın geri verilmesini, Boğazlarda da Sovyet üslerinin açılmasını istemeye başlıyordu(2). Sovyet Devlet Başkanı Stalin, 1918’in yarım kalmış hesabını görmek istiyordu. Mesele buydu…

STALİN TOPRAK VE ÜS İSTİYOR

Bu siyasi partilerin kapatılmasının dış siyasetle yakın bir ilgisi vardı. Sovyet Devlet Başkanı Stalin Türkiye’ye karşı tehditkar bir tavır almıştı; Boğazlar ve Kars-Ardahan meselesi.
14 Ağustos 1946 tarihinde Stalin’in talepleri reddedilmiş, ABD ile ilişkilerin geliştirilmesine karar verilmişti; Türkiye’de sosyalist partilerin kapatılmasının nedeni de buydu. Türkiye yön değiştiriyordu…

TÜRKİYE ABD’YE KAPILARINI AÇIYOR

Öte yanda ABD Başkanı Truman, 5 Nisan 1945’de, Orta Doğu’daki devletlerin güvenlik ve barışlarının sağlanması gerektiğini söylüyor, bölgede artık ABD’nin de varlık göstereceğini işaret ediyordu(3).

24 Eylül 1946’daki son Sovyet notasından sonra, ABD Başkanı Truman Kongre’de yaptığı konuşmada Türkiye’den yana tavrını dünyaya ilan ediyordu; Kongre’den Sovyet tehdidi altındaki Yunanistan ve Türkiye’ye toplam 400 milyon dolarlık yardım yapılabilmesi için yetki istemişti.

MARSHALL VE TRUMAN YARDIMLARI

22 Nisan 1947’de Truman Kongre’den yardım yetkisini aldı; Truman Doktrini olarak tarihe geçti.

4 Temmuz 1948’de, savaş sonrası ekonomilerini tükenmiş olan Avrupa ülkelerini yeniden canlandırmak için ABD Dışişleri Bakanlığı’nın başlattığı ekonomik yardım planına Türkiye dahil edildi; bu da Marshall Planı olarak tarihe yazıldı.

Sovyet Devleti Başkanı Stalin’in tehditleri karşısında ABD’ye yönelen Türkiye, ilk önce 1947’de ‘Truman Doktrini’ çerçevesinde 100 milyon dolarlık askeri yardım almakla Cumhuriyet kuruluş felsefesinde yer alan ‘öz kaynakların işletilmesi’ siyasetini terk etmiş, ABD’ye borçlanmakla kendine yeni bir yol açmıştı.

ABD YARDIMLARI GELİYOR

Marshal Planı’nın ABD Meclisi’nce kabul edilmesi üzerine, dağıtılacak yardımın adil ve eşit olabilmesi için 16 Avrupa ülkesi bir araya gelerek ‘Avrupa İktisadi İşbirliği Teşkilatı’ kurdular. Sonradan OECD(4) adını alacak olan bu teşkilata Türkiye, 1960 yılında üye oldu.

Ardından Marshall yardımı için Türkiye ve 16 Avrupa ülkesi sıraya girdiler ve 22 Eylül 1947’de bir ‘Ekonomik Kalkınma Programı’ hazırlayıp ABD’ye sundular. Yunanistan başta olmak üzere Türkiye dahil, Avrupa ülkelerinin sunduğu teklifleri inceleyen ABD altı milyar dolarlık yardım paketini ilgililere gönderdi; Türkiye de payına düşeni aldı(5).

İkinci Dünya Savaşı sonrasında, hep Sovyet tehdidine bağlı olarak ABD-İngiltere öncülüğünde bu karşı yapılanma devam etti, Türkiye’nin de ABD’ye doğru sürüklenişi devam etti…

NATO KURULUYOR

17 Mart 1948’de, İngiltere, Fransa ve Benelüx grubu ülkeleri ‘Batı Avrupa Birliği’ni kurdular. Sonradan ‘Avrupa Birliği’ adını alacak olan bu teşkilata da Türkiye, 1959’da yılında üyelik için başvurusunu yapacak, yıl 2018, bu başvuru hala kesin bir sonuca kavuşamadı(6).

Dünyaya ‘komünizm tehlikesi’ olarak duyurulan Sovyet Rusya’nın yayılmacı politikaları karşısında 1948’e kadar bölgesel ülkeleri parasal yardımlarla destekleyerek pasif savunma tedbirlerine başvuran Amerika’nın bu politikası bir yıl sonra değiştidi; ortak savunma ve güvenlik ihtiyaçlarına bir cevap olarak 4 Nisan 1949’da NATO(7) kuruldu.

POTSDAM KONFERANSI

17 Temmuz’da, büyük harbin müstakbel galipleri Berlin yakınlarında, Potsdam’da yeniden bir araya geldiler. Toplantıya, ABD adına Truman, İngiltere adına Churchill, Sovyetler adına Stalin katıldı.

İki önemli gündem maddesi vardı; Stalin’in Boğazlarda Sovyet üslerinin kurulması ve geçiş yönetiminde söz sahibi olmak istemesi ve işgal altındaki İran’ın durumu. Önce Sovyetlerin Boğazlar konusundaki talebi görüşüldü; ABD ve İngiltere buna karşı çıktı, bir karara bağlanamadı, konu bir başka sefere ertelendi.

RUSYA ORTADOĞU’YA İNMEK İÇİN YOL ARIYOR

İran meselesine gelince, 1942’deki ittifak anlaşmasına göre İngiltere ve Sovyet Rusya’nın altı içinde İran’dan çekilmeleri gerekiyordu; İran’ın derhal boşaltılmasına karar verildi(8). Bu kararla Sovyetler Yönetimi tıpkı Birinci Dünya Harbi’nde olduğu gibi dışlanıyor, Ortadoğu’nun yeni sahnesine bu kez ABD-İngiltere çıkıyordu.

SONUÇ

İlk büyük harpte Bolşevik İhtilali nedeniyle Sovyet Rusya savaştan çekilmiş dolayısıyla dağıtılan Osmanlı topraklarından pay alamadığı gibi Ortadoğu’ya da inememişti. İkinci Dünya Harbinde İran’ın kuzeyini işgal etmiş ancak Potsdam Konferansı kararı gereğince İran’dan çekilecekti. Bu durumda Sovyet Rusya enerji kaynakları zengini ve stratejik coğrafyaya sahip Ortadoğu’ya nasıl inecekti?

Sovyet Devlet Başkanı Stalin, Türkiye üzerinden sıcak denizlere ve Ortadoğu’ya inmeyi planladı, sırf bu amaçla dostluk anlaşmasını feshedip Türkiye’den Kars ve Ardahan’ı, üstüne de boğazlardan üs istedi ancak Marshall ve Truman yardımları ekonomik olarak Ortadoğu ülkelerine açılan Amerika, güvenlik şemsiyesi vaadiyle de başta Türkiye ve Yunanistan olmak üzere Ortadoğu’nun kapılarını Sovyet Rusya’ya kapatmayı başardı.

Sovyet Rusya için artık tek yol kalmıştı, o da İran üzerinden Ortadoğu ülkelerine açılmak!..

Bu amaçla Stalin bugün Mesud Barzani’nin partisi olarak bilenen KDP( Kürdistan Demokrat Partisi)’leri kurmaya başladı, Azerbaycan’da, İran’da, Irak ve Suriye’de… Bugünkü KDP’nin elde ettiği siyasi güçte işte Stalin’in böylesi bir katkısı vardır ve Rusya şimdi bu KDP’ler üzerinden yeniden Ortadoğu’ya inmiştir. 

Suriye Devlet Başkanı Hafız Esad’ın talebi üzerine Suriye’ye hava, kara ve deniz gücü gönderen Rusya sıcak denizlere böyleleikle inmiş ve yarım asır öncesi bağlantıları olduğu KDP’ler üzerinden de Ortadoğu’daki varlığını pekiştirmektedir.

Türkiye’ye gelince…
İkinci Dünya Harbi sonrasında Sovyet tehdidine karşı Amerika’ya tüm kapılarını açan Türkiye hala ABD yörüngesinde sürüklenmeye devam etmekte olup, öte yanda Rusya ile de ilişkiler geliştirmeye çalışmaktadır Ancak unutulmamalıdır ki Sovyet tehdidiyle ABD’ye açılan Türkiye, şimdi ram tersine ABD tehdidine karşı Rusya’yı alternatif görmektedir. 

Oysaki bu topraklarda sırtını bir başkasına dayayarak güvenliğini sağlamayı düşünen bir devletin bu coğrafyada yaşayabilmesi mümkün değildir.

Erdal Sarızeybek

Yararlanılan Kaynaklar

1. Barış Ertem, ‘Türkiye Üzerindeki Sovyet Talepleri ve Türk-Sovyet İlişkiler (1939-1947)’, s. 265.
2. Age, s. 266.
3. Barış Ertem, ‘Türkiye Üzerindeki Sovyet Talepleri ve Türk-Sovyet İlişkiler (1939-1947)’, Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi, Cilt 3, s. 268, 2010.
4. OECD; Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı(İng: Organisation for Economic Cooperation and Development).
5. Fahir Armaoğlu, ’20. Yüzyıl Siyasi Tarihi’, s. 443.
6. Age, s. 444.
7. NATO; Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatı(İng: North Atlantic Treaty Organization).
8. Fahir Armaoğlu, ’20. Yüzyıl Siyasi Tarihi’, cilt 1-2, s. 405, Alkım Yayınları, 1990.

Başvuru kitabı: Büyük Suikast/ Destek Yayınları

Önerilen Videolar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Irak 'ÇÖZÜM SÜRECİ' dedi... 'BAKIN BAŞINA NE GELDİ' Barzani'den itiraf!.. 'RUS AJANI PEŞMERGELER' Yıl 1930... 'Ağrı isyanının bilinmeyenleri' 'HALİDİ NAKŞİ TARİKATI ANADOLU'YA NASIL YAYILDI'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
'MAHABAD DEVLETİNİ KİM KURDU'