Osmanlı
2018-11-16 02:45:25 ( 33 izlenme )

Osmanlı'ya ilk isyan... 'BABAN'

İlk Bey İsyanı; Babanzadeler

Güç kaybı sonucu hakimiyeti altındaki toprakların elden çıkmasını önleyemeyen Osmanlı Devleti, 19’ncu yüzyılın başından itibaren, ayrılıkçı Kürt isyanlarıyla karşı karşıya kalmıştı.

İsyan coğrafyası; Baban, Soran ve Botan beylerinin bulunduğu bölgeydi. Bu bölge, Osmanlı’nın Musul vilayet alanı ile kuzeyindeki Cizre-Şemdinli hattı kapsayan bugünkü Kuzey Irak bölgesiydi.

Osmanlı ilk isyan eden, Yavuz Sultan Selim’in beylik verdiği Babanlar oldu.
İlk isyancı olarak da Baban Beyi Abdurrahman Paşa tarihe geçti…
Babanzadeleri tanıyalım…

BABANZADELER

Araştırmacı yazar Salim Meriç, “Babanzadeler” başlıklı araştırmasında, “Babanlar veya Babanzâdeler olarak bilinen aile 17. yüzyılın ikinci yarısında Baba Süleyman ile başlayan, geniş bir Kürt ailesidir” diyor ve Bu aileyi tarihten alıp günümüze şöyle taşıyor; 

'COĞRAFYA KUZEY IRAK'   

“Kuzey Irak’ın Süleymaniye bölgesinde bulunan Baban Aşireti, Osmanlı devletine karşı en büyük üç Kürt isyanından birini gerçekleştiren köklü bir aşirettir. 2. Abdülhamit'in Baban ailesiyle ilişkileri iyiydi. Nitekim Dahiliye Ve Harbiye Nazırı Baban Aşiretinden Abdurrahman Paşa’ydı. Babanzade ailesinin ileri gelenlerinden Mustafa Zihni Paşa, 1848'de Süleymaniye'de doğmuş; öğrenimini Bağdat'ta tamamlamıştır."

'ÜSTADI MASON'

" Üstad-ı Mason Mithat Paşa’nın Bağdat Valisi iken "mühürdar"ı olmuş, böylece memuriyet hayatına başlamıştır. 1929'da İstanbul'da vefat eden M. Zihni Paşa'nın "ilim ve islam", "Mikyasu'l-Ahlak, "Kuvay-ı Maneviyye", "İslam'da Hilafet" isimli eserleri vardır…"

BABANZADELER YETİŞTİRİLİYOR


Babanzade ailesinin bütün evlatları, torunları Galatasaray Lisesi mezunudur. Yeni kuşak torunlarının tercih ettiği lise daha çok Saint Benoit Fransız Lisesi’dir. İlk tahsilini Bağdat' da tamamladıktan sonra İstanbul' a gelen Zihni Paşa’nın oğlu Ahmed Naim, 1891'de Galatasaray Lisesi'ni, 1894 yılında da Mülkiye Mektebi’ni bitirir.

Naim, 1895'te ek görev olarak Galatasaray Lisesi'nde Arapça hocalığına başlar. 1908'de, II. Meşrutiyet'in ilanından sonra tamamen "Maarif Nezareti"ne geçer. Babanzade Ahmed Naim Bey (1872-1934), siyasal İslamcı düşünürlerin önde gelen isimlerindendir.

Ekim 1918-Ekim 1919 tarihleri arasında, kısa bir süre Darülfünun'un Umum Müdürlüğü’nü (rektörlük) de yapar. 1919 yılında Ayan Meclisi'ne üye olur. İslamcı fikir hayatının oluşmasında büyük payı vardır(1).

BABAN EMİRLİĞİ

Babanzadeler üzerine yazan bir başka isim ise Dr. Kaws Kaptan.
“Baban, Soran, Botan” adlı kitabında Dr. Kaptan, “Baban emirliğinin tarihi eskidir,” diyor ve Baban profilini şöyle çiziyor; 

'MERKEZ TALABANİ BÖLGESİ SÜLEYMANİYE'

“ Merkezi olan Süleymaniye şehrinin kuruluşundan da öncedir. 1639’da Kürdistan Sünni ve Şii mezhepleri easas alınarak, İran ve Osmanlı devletleri arasında paylaşıldı. Buna göre, Güney Kürdistan, Şehrezor ve Baban emirliği Osmanlı devletine verildi. Baban emirleri şunu çok iyi biliyorlardı; bu iki devletten herhangi biri diğerine galip gelirse ve alanda hakimiyetini sağlarsa, ilk olarak Baban Emriliği’ni yok edecektir." 

'HEDEF OSMANLI'

"Bundan dolayı Osmanlıları zayıflatıp, bölgedeki etkinliğini kırmak için İran’a yardım ediyorlardı. Bunu başardıklarında, bu defa İran’a yönelip, onlara saldırı düzenliyorlardı. Böylece İran ve Osmanlı devletleri ne kadar birbirlerini zayıflattıysa, Babaniler de o kadar bu çelişkileri derinleştirmeye çalışmıştır(2).” 

İsyan öncesine bakalım…

NEDEN İSYAN?

Baban Emirliği’nin sınırları bir süre Süleymaniye, Kerkük, Hemedan, Köysancak, Kasr’ı Şirin ve Zehew’e kadar uzanmış. 1789’da, Baban emiri Abdurrahman Paşa, Bağdat Valiliği’ne bağlı. Osmanlı’dan bağımsız bir yönetim kurmak peşinde. Güçlü bir ordusu var. Bağdat Valiliğini dışlayıp, Osmanlı merkez yönetimi ile doğrudan ilişki kurmak istiyor. Osmanlı buna sıcak bakmıyor.

 Öte yanda Abdurrahman Paşa’nın bu girişimi, Bağdat Valisi ile arasının açılması neden oluyor. Merkezi yönetim ile Baban Paşaları arasında yaşanan gerginlikler nihayetinde isyanlara dönüşüyor.

İsyan motifleri ise her seferinde farklı…

'OSMANLI'DA ZOR DÖNEM'

Babanzade Abdurrahman Paşa isyanı, Osmanlı’nın Eflak ve Boğdan’da Ruslarla savaştığı bir dönemde ortaya çıktı. Aynı dönemde, Edirne’de reform karşıtları ayaklanmış, İstanbul’da ise Kabakçı Mustafa isyanı hazırlanmaktaydı. Anadolu’da ise misyoner faaliyetleri hız kazanmış, bu coğrafyadaki Osmanlı tebaası dini ve etnik temelde ayrıştırılıyordu.

'ÇIKAR SAVAŞI'

Bu isyanın motifi; İbrahim Paşa’nın ölümü üzerine Babanzade Halit Paşa’nın Süleymaniye Valiliği’ne atanması, bunu karşı çıkan Abdurrahman Paşa’nın kabul etmeyerek ayaklanması şeklinde ortaya çıktı. İsyanın merkezi, Süleymaniye idi. Bir diğer Baban Beyi Halit Paşa Osmanlı’dan yana tavır alınca, isyan bastırıldı ama bitmedi…

İSYANLAR SÜRÜYOR

İsyanlar, Ahmed Paşa ile sürdü.
Abdurrrahman Paşa’nın intikamını almak bahanesiyle, bu kez yeğeni olan Ahmed Paşa isyan etti. Ahmed Paşa’nın makam hırsıyla başlattığı bu isyan da kısa sürede bastırıldı(3) .

ÜMİT ÖZDAĞ İSYANLARI SIRALADI

Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Kürtçülük sorunu T.C.’nin ürettiği bir sorun mudur” başlığı altında, Yeniçağ Gazetesi’nde yayımlanan bir makalesinde, bu isyanı ‘ilk Kürt isyanı” şeklinde tanımlıyor. İşte Özdağ’ın tespiti:

'OSMANLI'YA KARŞI İLK İSYAN'

“İlk isyan; 1806 Babanzade Abdurrahman Paşa İsyanı. İsyan, Baban aşiretinden Süleymaniye kentinin kurucu lideri olan İbrahim Paşa’nın ölümünün ardından, aşiretin artan gücünden endişe duyan Osmanlı idaresinin, rakip aşiretten Halid Paşa’yı “emir” olarak atamasıyla patlak vermiştir. İsyan, İran tarafından desteklenmiştir. İbrahim Paşa’nın torunu Abdurrahman Paşa’nın 3 yıl süren bu isyanı, 1808 yılında bastırılmış ve Abdurrahman Paşa İran’a sığınmıştır."

'İKİNCİ İSYAN'

"İkinci isyan; Babanzade Ahmet Paşa İsyanı’dır. Türk-Rus Savaşı’nın (1806-1812) sonlarına doğru ve Osmanlı Devleti’nin Sırp isyanıyla uğraştığı bir dönemde, yine aynı aileden, Babanzade Ahmet Paşa’nın başlattığı isyan, 1812’de bastırılmıştır.

BEYLİKLER KALDIRILIYOR

Osmanlı Devleti, 1831 yılında Bağdat’ta Memlüklerin dönemine son verdikten sonra, Kuzey Irak’ta bulunan emirliklere yöneldi.1849-50 yılları arasında, Süleymaniye’de bulunan Baban Emirliği ortadan kaldırıldı ve bu bölge merkezi hükümete bağlandı.

BABAN İSYANI KÜRT İSYANI DEĞİL


Baban isyanları Türk tarihine Kürt isyanları olarak yazılmış ancak bu doğru değil. Babazadeler Kürt’tür ya da değildir, bu başka bir konudur ancak isyanlar, Kürt kimliği üzerinden çıkarılmamıştır. Baban isyanlarının, makam, mevki ve hırs saikleriyle Osmanlı yönetimi içinde daha özerk bir güç olmak yapılmış olduğu görülüyor. Yani bu isyanlara Kürt demek, kendisini bu kimlikle tanıtan kişilere haksızlık oluyor…

Erdal Sarızeybek

Yararlanılan Kaynaklar:
1. Araştırmacı-yazar Salim Meriç, Oda Tv, Babanzadeler başlıklı makale, 11 Nisan 2010.
2. Dr. Kavs Kaptan, Baban, Botan, Soran, s. 17, Peri Yayınları, 1996.
3. M. Abdulhaluk Çay, Kürt Dosyası, s. 344.

Önerilen Videolar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Osmanlı'ya ikinci isyan... 'SORAN' 'OSMANLI BARZANİ'Yİ NEDEN ASTI' İşgal planı... 'SEVR NEDİR' BOTAN EMİRİ BEDİRHAN BEY'İN PERDE ARKASI'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
'OSMANLI BARZANİ'Yİ NEDEN ASTI'