Molla Mustafa’nın adı Birinci Dünya Harbi yıllarında hiç duyulmamıştı...

1907 isyanı bir yana, İngiliz işgalindeki Kuzey Irak’ta bütün yaptığı, 1919’da, iki İngiliz subayını öldürmek ve 1920’de devlet kurmak amacıyla topraklarına gelen Asurilerle çatışmak, hepsi buydu.

MOLLA MUSTAFA ÖNE ÇIKIYOR

Şeyh Mahmud Berzenci hareketindeki rolleri zaten önemsizdi; Surçi, Hemevend, Herki, Gerdi, Bradost gibi güçlü aşiretler varken Barzanilerin sözü bile edilmezdi.
Ama ne olduysa olmuş, 1932’de Molla’yı lider yapmıştı Sıraç Bilgin…

Öte yanda Molla Mustafa’ya bu siyasi Kürtçülükte önde rol verilişinin hikayesi de bir garipti; siyasi Kürt hareketini yazanlar Molla Mustafa’yı 1919’daki Şeyh Mahmud Berzenci hareketi ile başlatıyor, bir sıçrayışta 1919’dan 1932’ye atlatıyorlardı. Arada geçen 13 yıl kayıptı; Molla Mustafa ve Barzaniler sanki tarih sahnesinden çekilmişlerdi…

İNGİLİZLER SALDIRIYOR

1932’de Barzanilerle aynı bölgede yaşayan Bıradost aşireti arasında ani bir çatışma çıktı. Bölgenin doğal yapısı içinde görülen doğal bir aşiret çekişmesiydi. Zibar Kaymakamı’nın bölgeye bir askeri harekat düzenlemesiyle işin şekli değişti ve iş, Hükümet-Barzani çatışmasına dönüşüverdi…

Gökten İngiliz bombaları yağıyordu; İngiliz uçakları 79 köyü bombalamış, 2.382 evden 1.365’ini yerle bir etmişti. Şeyh Ahmed Barzani, 1931’den Nisan 1932’ye kadar aralıklı, Nisan’dan Haziran’a kadar sürekli ve şiddetli olarak İngilizlerin bu hava saldırısına uğrayıp duruyordu(1).

ÖNCE DAĞLICA’YA SALDIRDI SONRA TÜRKİYE’YE İLTİCA ETTİ

İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne Barzanilerin dayanma gücü yetmedi; Şeyh Ahmed Türkiye’ye iltica etti. Bunu aşiretin diğer mensupları izledi. Toplam 1.700 kişilik mülteci grubu, Binbaşı Şükrü Kanatlı yönetimindeki Türk ordusu tarafından çok iyi karşılandı(2). Silahları alındı. Molla Mustafa ve ailesi Erzurum’a, Şeyh Ahmed ve beraberindekiler Ankara’ya sevk edildiler.

Bu ilticadan iki yıl önce yapmış oldukları Dağlıca saldırısı ve Hakkari ayaklanması nedeniyle yargılanmadılar; yaklaşık bir yıl Türkiye’de misafir edilen Barzanilerin ne yaptığı, kimle görüştüğü de bilinmiyor. Ama tarih bu, geçtiği yerde mutlaka bir iz veriyor…

BARZANİLER TESLİM OLUYOR


1933 baharında, Şeyh Ahmed Barzani iade edildi; Cizre-Zaho yoluyla Irak Hükümeti’ne teslim edildi; Musul’a zorunlu ev hapsine gönderildi. Ardından Bağdat ve derken Nasıriye’ye sürgün edilecek, bir ara geri dönüş yapsa da 1958’e kadar tecrit edilecektir.

Ailenin önde gelen isimlerine ise yargı yolu açılacak; bir kısmı idama, kalanı ağır hapis cezalarına mahkum edilecektir. Ayakta durabilen Barzani peşmergeleri ise Barzan dağları ile Şemdinli’nin Derecik bölgesindeki Balkayalar(Govend)’ a çekilecek, uzun süre bu dağlar Barzanilere ev sahipliği yapacaktır.

Molla Mustafa ise Irak’a geri dönüşünde Süleymaniye’ye sürgün edilmiş, tam on yıldır sürgün hayatı yaşıyordu. İşte Sıraç Bilgin’in ‘Süleymaniye’de sürgün hayatı yaşıyordu’ dediği olayın aslı buydu ama sürgünde fazla kalmayacaktır…

Molla Mustafa Hevi Örgütünün yardımıyla kaçacak, ilginçtir ki bu kaçış olayında baş rolü de Şeyh Mahmud Berzenci’nin oğlu Latif oynayacaktır…

IRAK’TA TERÖRÜ BAŞLATAN MOLLA MUSTAFA


Irak’ta terörü başlatan Molla Mustafa Barzani’dir.
1943’ün sonbaharında Süleymaniye’den kaçarak tek başına gittiği İran’dan kısa sürede elli kişiyle geri dönmüş, Barzan’da topladığı 700 kişiyi de yanına alıp Irak’taki askeri ve sivil hedeflere saldırmaya başlamıştır. Yaptığı eylemlerle de Irak Hükümetine diz çöktürmüştür.

Peki, nasıl becermişti bu işi?

Molla Mustafa silahlı adamlarıyla birlikte önce Barzan, Bile ve Mergesor bölgesinde bulunan hükümet karakollarına baskınlar düzenledi.

BARZANİ SİLAHLI GÜCE DÖNÜŞÜYOR

Bölgenin dağlık arazisini çok iyi bilen, silahla yatıp silahla kalkan ve büyük bir hareket serbestisine sahip olan peşmergeler, asker ve polise karşı kısa sürede büyük bir üstünlük kazandılar. Her geçen gün artan katılımlarla mevcutları iki ay içinde 2.000 kişiyi aştı.
Düzenli birlikler ise bir ölçüde gerilla savaşı niteliğinde olan bu eylemler karşısında şaşkındı…

MESUD BARZANİ KENDİNE HİKAYE YAZIYOR

Irak’ta bu süreçte gerçekte neler yaşanmıştı, bunu bilmiyoruz ancak Mesud Barzani’nin anlatımları gerçekten inanılır gibi değil, şöyle ki;

‘2 Ekim, ilk operasyon Şaneder karakolunun işgaliyle başladı; 12 Ekim, ünlü Herzoke savaşı kazanıldı; 1943’ün Ekim ayını zaferler ayı nitelendirmek mümkündür. Çünkü bu ay içinde, Mergesor, Barzan ve Bile hariç, tüm bölge temizlenmişti(Burada, ele geçirildiği söylenen karakol sayısı 17, silah ise 670 tüfek, 24 makineli tüfektir.); 6 Kasım, Koreto savaşının kazanılması; 10 Kasım, Mezne savaşında büyük zafer(3).’

Bir ayda, bunca büyük zafer, gerçekten inanılır gibi değil…

1943’ün son ayına gelindiğinde Hevi örgütünün çizdiği yol haritasıyla planlı, siyasi ve stratejik adımlar atan Molla Mustafa dört ayda Irak Hükümeti’ne diz çöktürmüştü; polis ve asker alan hakimiyetini sağlayamadıkları için bu eylemlerin önüne geçemediler.

TERÖR SİYASİ ÇÖZÜME DÖNÜŞÜYOR

Ocak 1944’te, Irak hükümeti Molla Mustafa’yı resmen muhatap almak ve taleplerini dinlemek durumuyla karşı karşıya kaldı. Irak’ın artık karşısında hemen geçiştirilecek bir eşkıya sorunu değil, geçmişten gelen bir siyasi hareket ve onun tecrübesiyle yola çıkmış bir silahlı lider vardı; Refik Hilmi’nin siyasi desteğindeki Molla Mustafa…

Molla Mustafa artık ’Duhok’un vilayet olmasını, bütün Kürt bölgelerinin Musul’a bağlanmasını, Eğitim Bakanlığına bir Kürt genel müdür atanmasını ve bölgeye tarım ve sosyal alanlarda yatırımların arttırılmasını(4)’, istiyordu.

Bir zamanlar Osmanlı’nın Şeyh 2’nci Abdusselam’la karşı karşıya kaldığı durum, şimdi Irak Hükümeti’nin başına gelmişti. Ama bu kez olaylar telgrafla değil, silahlı eylemlerle başlatılmış ve sınırları net olarak çizilmiş siyasi talepler ortaya çıkmıştı;

‘Rüşvet almak ve halka kötü muamelede bulunmakla ün yapmış memurların görevden alınması; Kerkük-Erbil-Süleymaniye vilayetlerini ve Musul’un Duhok, Akre, Şeyhan, Sincar, Zaho, Amidiye ve Diyala vilayeti sınırları içerisindeki Hanıkin ve Mendeli kazalarını kapsayan Kürdistan eyaletinin kurulması;

Kürtçenin resmi dil olarak kabul edilmesi; her devlet bakanına bir Kürt bakan yardımcısının tayin edilmesi; Kürdistan eyaletinden sorumlu bakanlığa bir Kürt bakanın tayin edilmesi; Zarar görenlere tazminat verilmesi; okulların ve hastanelerin yapılması, yolların açılması, bölgenin imar edilmesi; askeri, mali ve dışişleri ile ilgili görevlerin merkezi devletin uhdesinde kalması(5).’

1943’te her ne olduysa olmuştu; bu Molla Mustafa İngiliz ve Rus işgalindeki İran’a geçip silahlanmış, Irak devlet otoritesine silahlı başkaldırmış, neredeyse dört ayda böylesi ayrılıkçı siyasi taleplerle bulunabilmek gücünü her nasılsa elde etmişti. Elbet bunun altında bir iş vardı ve gizli kalmayacaktır…
Sonuçta, terör siyasi zemine çekilmiştir artık…

Erdal Sarızeybek

Yararlanılan kaynaklar:

1. Ahmet Uçar, ‘Hahamların Torunu Barzaniler’, s. 23.
2. Age, s. 23.
3. Govend Dağı; Şemdinli Derecik beldesindeki yüksek dağlar, PKK terör örgütünün geçici üs bölgesi olarak kullandığı dağın adı.
4. Barzani, ‘Barzani ve Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi’, s. 83.
5. Bilgin, ‘Barzani’, s. 54.
6. Barzani, ‘Barzani ve Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi’, s. 94.
7.
Başvuru kitabı:
Yanlış İttifak/ Destek yayınları
Büyük Suikast/ Destek yayınları
Işığın Gölgesindeki Darbe/ Destek yayınları

'ÇÖZÜM SÜRECİ'... Irak'ta bakın nasıl başlamış...

Bakmadan Geçme!

KAPAT
'MAHABAD DEVLETİNİ KİM KURDU'