Erdal Sarızeybek yazdı:

‘Erdoğan’ın Göremediği Siyasi Ayak’



17/25’te işin aslı ne oldu?

Türk Ordusuna kod Ergenekon deyip kumpas kuranlar yani Fetö’nün tavan katındakiler bu kez Usta ve yakın çevresine kumpas kurdu. Meselenin özü bu!

Yolsuzluk yok muydu?

Elbette ki vardı. Burada Zarrab eliyle döndürülen milyar dolarlar söz konusu. Reza Zarrab zaten kendisi bir başına yolsuzluğun sembol ismi. Ancak burada konumuz yolsuzluk ve boyutları olmadığı için daha ötesine geçmiyoruz.

‘17/25 TAŞNAKÇILAR ÜZERİNDEN YAPAILAN BİR İSRAİL OPERASYONU’

17/25 operasyonlarının nedeni de açık. Daha geçenlerde tahliye edilip serbest bırakılan ve Türkiye’ye dönüşünde bizzat Damat Bakan Albayrak tarafından havalimanında ‘Hoş geldin kardeşim’ diyerek karşılanan Hakan Atilla/ Halkbank Davasına bakın. Orada her şey açık. Mesele, ABD’nin İran’a karşı koyduğu yatırımların Rıza Zarrab ve Halk Bankası aracılığıyla delinmiş olması.

‘ASIL MESELE İRAN’

ABD zaten bu yaptırımları kendisi için koymamıştı ki, İsrail’i koruyabilmek adına bu işe soyunmuştu. İran’ın nükleer silah üretim faaliyetlerini engellemek istiyordu. Bakmayın siz Zarrab diyerek, Ebru Gündeş diyerek, kaçak yalı diyerek işi magazinleştirip dikkat dağıtmaya çalışanlara. Onların kimi figüran kimi sahnenin dekoru ama asıl oyuncu İsrail. Hedefteki İran ise, İsrail’in bu coğrafyada kendi varlığına karşı gördüğü en ağır tehdit. Nükleer silah sahibi bir İran’ın İsrail’i yok edebileceği düşüncesi hep vardı. Şimdi de var.


Yani?
Yani ’İran yaptırımlarını deldiniz’ iddiasıyla davayı açan Amerika olsa da, bu işten asıl rahatsız olan İsrail’dir, ABD’yi bu konuda harekete geçiren de İsrail.

‘RAFTA BEKLEYEN YENİ DOSYALAR VAR’

ABD neler yapmadı ki; Rıza Zarrab alındı, Hakan Atilla alındı. Usta’nın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Adalet Bakanı Abdülhamit Gül için yaptırım kararı çıkarıldı. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ve daha birçok bürokrat davaya eklendi. Hatta iş sonunda Usta’nın en yakın çevresine kadar uzandı. Halk Bankasına kesileceği ileri sürülen milyon belki milyar dolarlık para cezası da tuzu biberi. Üstelik MİT TIR’larıyla yapıldığı ileri sürülen silah sevkiyatı ise daha masada değil!

Sözün kısası 17/25 Usta’nın İran politikasını değiştirmek amacıyla yapılmış bir dış operasyonu. Usta’nın hizadan çıktığını düşünen İsrail, bu operasyonla işi rayına getirmişti.

FETÖ’NÜN TARİKAT CEPHESİ’

İlginçtir yoldan çıkanı hizaya getirmek prensibi Halidi Nakşibendi Tarikatında da görülüyor. Daha ilk yıllarda, Tarikatın kurucusu Şeyh Halid, Halifesi Susi’yi Osmanlı’ya göndermiş. Tarikat bu Susi üzerindn Saray’a girmişti. Saray’daki müridi Şeyhülislam Mekkizade Asım Efendi idi. Sultan II. Mahmud’un karşı tedbirlerine rağmen, Cübbeli’nin bağlı olduğu bu Halidiye kolu halk arasında epey taraftar kazanmaya başlamıştı.

Belki de bu baş döndürücü yükseliş ve gördüğü yüksek iltifattan olsa gerek, bir süre sonra Halife Susi’nin tavırları değişti. Şeyh Halid’in çizgisinden çıkmaya başladı. Sonunda araları açıldı. Yola gelmesi için Şam’a çağrıldı. Kendisine nasihat edildi. İstanbul’a geri gönderildi. Ama iş yürümedi. Hiç hakkı olmadığı halde Bektaşi mirasına konan Susi, elde ettiği gücü bırakmak istemiyordu. Tekrar Şam’a çağrıldı ama bu kez nasihat değil, tekdir aldı:

‘Ey Abdulvehhab! İlahi irade seni tarikatımızdan uzaklaştırmayı istiyor.

Susi’ye görevden el çektirildi ve unutuldu gitti. Şimdi bu resme Gümüşhanevi Dergahı’nın merkezi Fatih’teki İskender Paşa Camii’ne gidip sohbetlere katılan Usta girdiği zaman, hizayı bozmanın önemi anlaşılabiliyor.

‘FETÖ’NÜN TAŞNAK HÜCRELERİ HALA DURUYOR’

İşin gerçeği bu 17/25 Usta’nın çok başını ağrıttı çok…
ABD’nin hamlelerine karşılık Usta ne yaptı?


Rıza Zarrab nerdeyse hain ilan edildi. Mal varlıklarına el konuldu.17/25 soruşturmasını yapanlar, buna izin verenler, adli mülki amir memur ne varsa görevden alındı. Haklarında soruşturma açıldı. Ama kod Ergenekon kumpasını kuran VE 17/25 operasyonlarını yapan kilit isimler kaçtı gitti. Zekeriya Öz gibi, Cihan Kansız gibi.

Davanın kilit isimlerinden biri olan Halk Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla daha yeni tahliye edildi. Şimdi Türkiye’de artık. Zarrab’dan bahseden ise hiç yok. İlginçtir Amerika’da da bu dava rafa kaldırıldı. Hani nerede o ünlü ABD savcıları, davadan bahseden var mı?

‘FETÖ’NÜN SİYASİ AYAĞI KİM’


“… Ben size şimdi isim vermiş olsaydım, ‘o, bu, şu, işte siyasi ayak’ bunlar deseydim. Üç beş kişinin hemen gözaltına alınıp yargılanmasıyla gerçekten siz bu meselenin böyle son bulacağını mı düşünürdünüz?

Ya da diyelim ki yargı harekete geçseydi, beş on milletvekilini hem de iktidar partisinden hemen gözaltına alsaydı, sonra bize dönüp ‘işte siyasi ayak’ bu deseydi. Siz hala Türkiye’de her şey sütliman mı olur diye mi düşünecektiniz?

‘ÜÇ BEŞ KİŞİ GÖZALTINA ALINIRSA BU DEFTER KAPATILIR DİYORLAR AMA BU DOĞRU DEĞİL’

Bu gerçekten bir aldatmaca!.. Bu gerçekten bir algı operasyonu. 
Bu tıpkı bugün medyanın üç beş teröristin yakalanmasıyla ‘teröre ağır darbe’ diyerek attığı manşetlerle kamuoyunu aldatılışına benzer. Bu tıpkı Fransız polisinin örgütle bağlantılı bir dönerciye yaptığı baskının yine aynı medya tarafından ‘PKK kasasına büyük operasyon, örgüte ağır darbe’ şekilde attığı manşetlerle ‘artık terör bitiyor ve hükümet bu işi sonunda becerdi’ şeklinde yaratmaya çalıştığı algıya benzer.

Birlikte başladığımız yolun sonunu görmeden, bu aşamada söylenebilecek her şey Türk Ordusuna bu yapılanlarla ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ adı altına Türkiye’nin halen yaşamakta olduğu köklü değişimi açıklamakta yetersiz kalır. Türkiye değişiyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzeni ve sistemi değişiyor.

‘SİYASİ AYAK ÜÇ BEŞ KİŞİ DEĞİL’

Türk Ordusuna yapılanlar bir yana, Türkiye kaynaklarının yönetimini kaybediyor ve bugün şimdi Türkiye anayasal ulus devlet kimliğini de kaybetmenin eşiğinde. Bu konuda belki çok şey söylenebilir ama işin kolaycılığına kaçıp ‘işte siyasi ayak bu AKP’ deyip geçilemez. Bu Sevr’i aşar, bu BOP’u aşar, bu AKP’yi de aşar. Bu bize yaşatılanlar hepsinin boyunu aşar. Hepsinden bir parça var ancak bu parçaların anlamlı bir şekilde birleştirilmesi gerekiyor ki ayak ortaya çıkabilsin.

Peki kim bu siyasiayak ve 17/25 operasyonlarının 15 Temmuz'la bağı neydi?..

Bu coğrafyada hiçbir şey gizli kalmaz…


Erdal Sarızeybek
Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak/ Destek Yayınları

Erdoğan'ın Göremediği Siyasi Ayak Kim?

Bakmadan Geçme!

KAPAT
'MOLLA MUSTAFA BARZANİ RUS GENERALİ Mİ'