Önceki gün New York Güney Bölgesi Federal Mahkemesi'nde devam eden davada Yargıç Richard Berman, Halkbank’ın özel ve sınırlı bir şekilde yargılanma talebini reddetti. Yargıç Berman, Halkbank davasıyla ilgili Türk hükümetinin ABD’de çeşitli lobi güçlerini de kullanarak Amerikan yargı sistemine baskı yaptığını öne sürdü.

ERDOĞAN, ALBAYRAK, BAKANLAR, ABD, KAMPANYA

Çok sayıda üçüncü şahsın Rıza Sarraf, Hakan Atilla ve Halkbank davasıyla ilgili devreye sokulduğunu belirten Berman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve damadı Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, eski Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, eski Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in bu davalarla ilgili ABD’de kampanyalar yürüttüğünü kaydetti.

HALK BANK’TAN AÇIKLAMA

Dün ise HalkBank, internet sitesi üzerinden ABD New York Güney Bölge Savcılığı tarafından açılan davayla ilgili yargılamanın durdurulması için tüm yasal haklarını kullanacaklarını açıkladı. Banka tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

‘YASAL HAKLARIMIZI KULLANACAĞIZ’

ABD'deki emsal davalarda “yargı yetkisi” ve “hâkimin reddi” gibi eşik niteliğindeki konulara esasa girilmeden itiraz edilebilmesi için hususi katılıma izin verilmesi geçerli bir uygulamadır. Adil yargılamanın en temel hakkı olduğuna ve yargılama yetkisinin en baştan belirlenmesi gerektiğine inanan Bankamız, federal mahkeme kararının durdurulması için tüm yasal haklarını kullanacaktır(Ajanslar).

Açıklama işte böyle ama iş öyle değil…
Halk Bankası ‘yasal haklarımızı’ kullanacağız diyor. Yani meseleye hukuki açıdan bakıyor. Bu noktada haklı, elbette hukukun her türlü imkanlarını kendi haklarını savunabilmek için kullanmalı. Ancak Halk Bank davası hukuk zemininde açılmış bir dava değil, aksine bir operasyonun sonucunda açıldı. İran’a karşı yaptırımların delindiğini ileri süren ABD ve İsrail, Erdoğan’ın yakın çevresinin Rıza Sarraf’la olan bağlarından istifadeyle 17/25 operasyonunun başlattı.

‘ERDOĞAN’IN GÖREMEDİĞİ SİYASİ TUZAK’

Emekli Albay Erdal Sarızeybek son kitabı ‘Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak’ adlı kitabında Kod Ergenekon’la başlayan sürecin izlerini sürerek 17/25 Aralık operasyonlarıyla 15 Temmuz darbe girişiminin perde arkasına ulaştı ve bilinmeyenleri gün yüzüne çıkardı. Kitapta yer alan bu konun özeti şöyle;

‘BU CEMAATİ KİM YÖNETİYOR’

“… 17/25 operasyonlarında ilk göz çarpan, Usta’nın bu komplo hazırlığından hiç haberinin olmayışıdır. Bihaber diyorum, doğrudur. Çünkü MİT operasyonu sonrası yaptığı şu açıklamada bu gerçeği görebiliyoruz;

‘Savcı, benim iznim, Adalet Bakanlığı'nın haberi olmadan böyle bir müdahalenin içine giremez. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın ne getirip ne götürdüğüne bakamaz. Bu, paralel yapılanmanın diğer bir versiyonudur. Kısa bir zaman önce atılan adımın devamıdır’

‘NASIL OLUYOR DA KİMSENİN HABERİ OLMUYOR’

“Aynı pencereden bakıldığında, Devletin istihbarat mekanizmasının da bir şekilde çalıştırılmamış olduğunu görebiliyoruz. Çünkü Usta’nın ‘sır küpüm’ olarak sıfatlandırdığı Hakan Fidan’ın haberi olsaydı, Usta kendine karşı bu operasyona izin -hiç şüphe yok ki- izin vermeyecekti.”

‘ERDOĞAN NEDEN ISARLA BU İŞİ GÜLEN’LE ÇÖZMEYE ÇALIŞTI’

“İkinci olarak dikkatimizi çeken husus, Usta’nın olaylar karşısındaki şaşkınlığıdır. Öylesi bir şaşkınlık yaşanmıştır ki, meselenin küresel boyutu hiç akla getirilmeksizin Gülen’le bu iş çözülür düşüncesiyle alelacele Fehmi Koru görevlendirilebilmiştir.”

‘BU MESELE ARTIK HALK BANK MESELESİ DEĞİL, ERDOĞAN’IN ŞAHSINDA ULUSAL GÜVENLİK MESELESİ HALİNE GELMİŞTİR’

“Son olarak altı çizilmesi gereken husus ise, başlangıçta Usta ve yakın çevresini hedef almakla kişisel görüntü veren bu operasyonun, işin içine Türk Ordusu, Barzani, İran, Suriye, güvenli bölge ve sığınmacılar girdiğinde, artık Türkiye’nin bir ulusal güvenlik sorunu haline dönüşmüş olduğudur.”

Peki bu dava bitti mi?..

Hayır. Biten sadece Hakan Atilla’nın yargılaması, asıl dava beklemede. ABD hep söylene gelen belki milyon belki milyar dolar cezayı istediği anda kesebilir. Yaptırımlarla Türkiye ekonomisini vurabilir. Usta ve yakın çevresini de davanın içine çekebilir. Yaşamadık mı? Bakanlara bile tutuklama müzekkeresinin kesildiğini görmedik mi? Doların nasıl zıp zıp zıpladığına şahit olmadık mı?

‘RAFTA BEKLEYEN YENİ DOSYALAR VAR’

Davaya konulan olaylara bildiklerimiz ışığında daha yakın bakıldığında ise, İran’a karşı yaptırımların delinmesine yönelik tüm eylemlerin ve bu eylemlere bağlı tüm yolsuzluk iddialarının ABD mahkemesinde taşındığı, ancak MİT TIR’larıyla taşındığı ileri sürülen silah sevkiyatının henüz konu edilmediği anlaşılıyor.

‘KISKACA DÜŞEN BİR DEVLET ADAMI TÜRKİYE’NİN ULUSAL ÇIKARLARINI KORUYABİLİR Mİ’
“Bu ne demek?.. Usta ile ABD arasında halen yürütüldüğü düşünülen pazarlıklar bir sonuca ulaşamaz ise bu silah sevkiyatı bir gün Usta’nın karşısına çıkacak demek. Olaylar bunu gösteriyor. Bu da bize aynı zamanda Usta ve yakın çevresinin bu dava üzerinden hala baskı altında tutulduğunu işaret ediyor. “

Peki bu işin sonu nereye varır?

Erdal Sarızeybek
Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak’/ Destek Yayınları

Erdoğan ve Halk Bankası: 'NELER OLUYOR'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
'CÜBBELİ AHMET'İN HALİFESİ BAKIN KİMMİŞ'