Erdal Sarızeybek anlatıyor;

‘ATATÜRK VE VATAN AŞIĞI ŞIH HACI REŞİT BEĞ’


Üzümkıran’a gitmek için Beyyurdu Gediği’nden geçmek lazım. Ama ne zaman geçsek şu Beyyurdu gediğinden, hep bir sıkıntı, alır bizden yüreğimizi, kara kara düşünceler beynimizi sarar. Nasıl olmasın ki, karşıdaki Gülle Tepe’de her daim birkaç hain bulur, size pusu kurmak için. Düşünüp de geçeceksiniz, her an bir saldırıya maruz kalabileceğinizi düşünerek tedbir alıp da geçeceksiniz. 

MEHENDİ

Hadi diyelim geçtiniz orayı, ya Mehendi Deresi, meskeni oldu bu katil dere, hainlerin. Gülle ile Mehendi’yi geçtiyseniz eğer sağ salim, artık endişeye mahal yok, çünkü Kerem çıkar yola, Numan çıkar tepeye, Şakir alır güvenliği, Fatih çayı demler, işte o an biter karanlıklar ve çıkar aydınlık, biter ağır düşünceler.

‘DÜŞÜNCE ÖLÜMDEN BETER’

Tüm bu güvenlikle ilgili sorunlar bir yana, o vakitler en büyük endişemiz neydi biliyor musunuz? Ölmek mi? Hayır. Çatışma, pusu, roket, bomba mı? Hayır. Ölmek değil, çatışma değil, pusu da değil. Peki, öylesi bir terör ortamında ölmekten ya da öldürülmekten öte bir insanı, böylesine bilinmez ama ağır bir endişeye düşüren ne olabilir sizce?

Belki garip ama doğrudur, ölmekten öte bir şey alıp sürüklüyordu bizi, o da düşüncelerdi. Evet düşünceler, kurşun gibi ağır düşüncelerimiz.

Düşünmek ne zordu o yıllarda biliyor musunuz? O bölgede terörün yarattığı sorunları, bu sorunların yaşamı, insan yaşamını nasıl alt üst ettiğini görmek ve bu sorunları düşünüp ama çare olamamak ne acıydı bizler için. Belki de en çok bizi etkileyen bu oldu; sorunu bilmek, çözümü düşünmek ve çareyi bulmak ama çare olamamak! Çaresizlik ne acı…

‘DEVLET OLUP ÇARE BULAMAMAK NE ACI’

Sorunu biliyorsunuz, çareyi de biliyorsunuz ama yine de sorunu çözmeye gücünüz yetmiyor, çünkü sorun sizde ama çare başkasının elinde. Başkası dediğimiz devlet, hükümet, bakanlar, valiler, kaymakamlar, onlar da biliyor sorunu ama çareyi size vermiyorlar, vermediler. Bu yüzden çözemedik, çare olamadık ne vadiye, ne Şemdinli’ye. Elimizden geleni yaptık ama yetmedi.

'YİĞİT ÜZÜMKIRAN'I AĞIR VURDULAR'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Yıl 1938... 'TUNCELİ'DE NE OLDU'