Bursa'da, kentin eski valisi Şahabettin Harput'un da aralarında olduğu, 11'i tutuklu 60 sanığın yargılandığı FETÖ/PDY davasının duruşmasına devam edildi.

'BÜLENT ARINÇ VE FARUK ÇELİK BENİ SIK SIK ARARDI"

Duruşmada savunma yapan Şahabettin Harput, Orhangazi Üniversitesi'nin yapılışına ilişkin eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç ile Tarım ve Orman eski Bakanı Faruk Çelik'in telefonla sık sık arayarak, kendisinden sanıklardan bazılarına yardımcı olunmasını istediğini öne sürdü. Yargılanan birçok iş insanının, örgütle ilgili yapılan tüm işlerde kendisini suçladığını ve itirafçı olarak serbest kaldığını dile getiren Harput, şunları söyledi:

‘BENİ KONYA’DAN ADAY GÖSTERMEK İSTEDİLER’

"Ren-Tıp'ın devri konusunda benim örgüte bulunan kişilere devir edilmesi için baskı yaptığım iddia edildi. Bunun da sahibi Mustafa Tamam; ifade vererek, kendisinin borcu bulunduğundan dolayı sattığını söyledi. 30 Mart 2014 tarihinde dönemin başbakanı Ahmet Davutoğlu, benim Konya'dan belediye başkanı olarak aday gösterilmek istendiğimi iletti. Yıllarca devletime hizmet ettiğimden bu talebi kabul etmedim. Cemaat ile bir alakam olsa bana böyle bir teklif yapılır mıydı? “

‘ELEBAŞLARININ HEPSİ KAÇTI’

“Adaletin tecelli edeceğine inanıyorum. Suçsuz yere cezaevinde yattım. 70 yaşımı geçtim. FETÖ örgütünün elebaşlarının hepsi kaçtı. Gelsinler, burada hesap versinler. Yurt dışında olan sefa çekerken, insanlar burada cefa çekiyor. Adli kontrolümün ve ev hapsinin kaldırılmasını ve beraatimi talep ediyorum." Duruşma, bazı sanıkların dinlenmesi için yarına ertelendi(Yeniçağ, 29 Kasım 2019).

ELEBAŞI FETULLAH GÜLEN NASIL KAÇTI

Tarih: 30 Kasım 1925.
Tekke, zaviyeler ve türbeler kapatıldı. Bu kanun Cumhuriyet’in 2 Numaralı Kanunu’ydu. Adı Hıyaneti Vataniyye idi. Bu kanun, 1920’de Ankara Hükümeti otoritesine karşı gelenler için çıkarılmıştı. Saray ve Saltanat’ın otoritesine bağlı kalıp Ankara hükümetinin emirlerini dinlemeyenler çok ağır bir şekilde cezalandırılıyordu, üst ceza idamdı.

ŞEYH SAİD İSYANI SONRASI

1925 yılında tarikatın o dönemdeki en ünlü Şeyhi Sait, Diyarbakır’da isyan çıkartınca, önce isyan bastırıldı, ardından kanuna ek bir madde bağlanarak ve ‘halkın kutsal din duygularının suiistimal ederek devlete karşı örgütlenmek suç sayıldı. Suçun adı Vatana İhanet, cezası ise yine idam oldu.

ÖZAL DÖNEMİNDE BU KANUN KALDIRILDI

Akabinde de tarikata bağlı tekkeler, türbeler, zaviyeler kapatıldı. Ama Menderes hükümeti döneminde yeniden açıldı. Ardından Özal hükümeti döneminde Hıyaneti Vataniye Kanunun kaldırıldı, yerine Terörle Mücadele Kanunu çıkarıldı. Yapılan bu değişikliklerle “halkın kutsal din duygularını suiistimal ederek devlete örgütlenmek’ suç olmaktan çıkarıldı.

Harput isyan etti!.. 'ELEBAŞLARI GELSİN HESAP VERSİN'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
İsrail'in kilit coğrafyası... 'BARZAN'