Milli Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "İdlib bölgesinde 05 Haziran 2020 tarihinde, teröristlerce zırhlı ambulans aracına yapılan saldırı sonucu ağır yaralanan bir kahraman silah arkadaşımız, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 12 Haziran 2020 tarihinde şehit olmuştur" ifadelerine yer verildi.

İdlib’de 5 Haziran’da düzenlenen hain saldırıda yaralanan bir asker, kaldırıldığı hastanede tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit düştü. Milli Savunma Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi;

BAŞSAĞLIĞI
*İdlib bölgesinde 05 Haziran 2020 tarihinde, teröristlerce zırhlı ambulans aracına yapılan saldırı sonucu ağır yaralanan bir kahraman silah arkadaşımız, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak 12 Haziran 2020 tarihinde şehit olmuştur. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu olayda hayatını kaybeden aziz şehidimize Allah'tan rahmet, kederli ailesine, Türk Silahlı Kuvvetleri ile asil milletimize başsağlığı ve sabır dileriz.”

SURİYE’DE NELER OLUYOR
Fırat’ın doğusu başta olmak üzere Irak kuzeyi İsrailoğullarının Milattan önceki coğrafyasını işaret ediyor. ABD’nin BOP’una göre, Büyük İsrail’in yeniden doğuşu için Suriye ve Irak’ın parçalanması, Lübnan üzerinden Akdeniz kıyılarının ele geçirilmesi ve Barzani’nin Akdeniz’e uzanması gerekiyor. Nihayetinde tüm parçalar birleşmesiyle Tevrat’ta geçen Fenike yeniden doğmuş oluyor. ‘Yahudi Kürdistan’ dedikleri işte bu.

ABD-İSRAİL VE TÜRKİYE
Hani Suriye’de PKK terör örgünün hedefleri sayılırken ‘Kürt Koridoru’ diye medyanın isimlendirdiği bir proje vardı ya, işte o da bu; ‘Bir ucu Akdeniz’de, bir ucu İran’da, diğer ucu Ermenistan’a dayanmış küresel siyasi bir proje. Dolayısıyla Usta’nın ‘İsrail destekli Kürdistan’ dediği yapının başta bir İsrail projesi gibi görülüyor olsa da, bu büyük resme bakıldığında Sevr’e dayandığı için İngiliz, BOP’a dayandığı için bir ABD projesi olduğu ve Tevrat’a dayandığı için de bir İsrail projesi olduğu artık söylenebilir.

ABD-RUSYA ANLAŞTI

Rusların neredeyse kalıcı olarak Suriye’de yerleştiği düşünüldüğünde ise, bu projenin artık Rus desteği olmadan işletilebilmesinin mümkün olamayacağı anlayabiliyoruz. Bu durumda tünelin bir ucu ABD-İsrail, diğer ucu da Ruslar tarafından tutulmuş olduğu için Türkiye’nin bu üçlü arasında sıkışıp kaldığı da görülebiliyor. Bu da bize Birinci Dünya Savaşını hatırlatıyor, bir uçta İngiliz diğer uçta Rusların Anadolu’yu işgalini hatırlatıyor, 1917 bolşevik ihtilali olmasaydı başımıza neler gelecekti, onu düşündürüyor.

TEHLİKE ŞİMDİ DAHA AĞIR
Şimdi bugün tartışılan Fırat’ın doğusu meselesi bu büyük resme eklendiğinde, PKK terör örgütünün siyasi misyonunu Barzani’ye devrettiği, buna karşılık bu örgütün Suriye topraklarında Fırat’ın doğusunda silahlı misyon üstlenmiş olduğunu söyleyebiliriz. Bu durumda Türkiye’ye karşı konumlanmış buküresel projenin yine iki ayağı var yine biri silahlı biri siyasi ama artık sadece Irak kuzeyinde değil, şimdi hem Irak hem Suriye’de karşımıza çıkıyor.

Bu pencereden Türkiye’ye bakıldığında Özal’ın başlayıp Erdoğan’la devam eden siyasetin bu projeye destek verdiğini artık görmemek mümkün değil.

Erdal Sarızeybek

İdlib 'N'oluyor'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Ne İstiyorlar?..