'ARINÇ VAKASINDA SON PERDE'

23340 izlenme2018-11-18 09:29:24
Reklamlar
Erdal Sarızeybek yazdı:

Bülent Arınç'la yarım kalmış bir hesabımız var...


Hani diyordu ya "o albaya soracakları var" diye, işte o albay benim. Dört yıldır bekliyorum sorsun diye, ses çıktığı yok, o halde sıra benim, şimdi benim soracaklarım var ve soruyorum: Sayın Bülent Arınç Akhisar Haliliye Vakfı nedir, cevap ver!..

"...Her şey Temmuz 2003’te, Bülent Arınç’tan gelen bir telefonla başladı. O TBMM Başkanı, biz Manisa İl Jandarma Komutanı bir albay. O sordu biz cevap verdik, ama bu telefon sonrasında bütün hayatımız değişti, alt üst oldu ve olmadık işler karşımıza çıktı.

Hatırlayınız, Manisa’da annesine ait bir evin jandarma tarafından aranmak istendiğine ilişkin haberler kamuoyuna açıklandığında, Arınç’ın önce ekranların karşısına geçerek, “O albaya soracaklarım var” demesi ama ardından geri çekilmesiyle biz siyasetin ve hukukun hedefinde bulduk kendimizi.

Oysaki bu arama jandarma emriyle değil savcılık emriyle yapılmış yasal bir adli işlemdi. Bu işlemin altındaki nedenlerin sorgulanması gerekirken, bu hiç yapılmadı. Yasa dışı bir işlem gibi bir algı yaratılarak mevcut siyasete kamuoyu sempatisi kazandırma yolu seçildi. Bu yapılırken de hedefe biz, Şener Eruygur ve sonra Levent Ersöz yerleştirildi. Ardından da siyasetinin güç kazandırdığı özel hukuku eliyle olmadık işlerle karşı karşıya bıraktı bizi.

Hani sıradan bir iki haksızlık olsa kader deyip sineye çekerdik, ama bu kader değil kasıt, planlı ve programlı, komplo derseniz işte en alası. Bu noktada yıllar, olaylar ve kişiler göz ardı edilmeyecek kadar dikkat çekicidir. Yıl 2003, şimdi Kod adı Balyoz denilerek anlatılan yıllar. Yıl 2003-2004, Ayışığı, Deniz Feneri, Yakamoz gibi kod adlarıyla anlatılan yıllar. Ve kişiler: Bülent Arınç, Yalçın Tanfer, Aytaç Yalman, Şener Eruygur, Levent Ersöz, Atilla Uğur…

Ve olaylar: Fetullah Gülen’in Manisa örgütlenmesi, Arınç’ın annesine ait bir evde arama yapılmak istenmesi, Arınç’ın telefonu, Tuncay Güney ve Yalçın Tanfer’in akıl üstünde tezgâhları. Sadece bu değil, daha da geriye gidildiğinde yıl 92-93, terörün zirve yaptığı yıllar, Uğur Mumcu’nun öldürülmesi, Bitlis olayı, ‘93 Özal-PKK ateşkesi, göçler, şehitler ve hepsinin ortasında biz…

İnanınız bu sayılan yıllar, olaylar ve kişiler sanki Bülent Arınç’ın telefonuyla birden harekete geçti ve hepsi bir olup üstümüze saldırmaya başladı. Arınç ise bilerek ya da bilmeyerek bu işi tetikleyen kişi oldu. Şimdi bizim soracaklarımız var ama kendileri ortada yok.'

Okuduklarınız "Yüzleşme" adlı kitabımızdan bir alıntıdır. Hiçbir şeyin karanlıkta kalmasını istemiyorum, istemiyorum çünkü çocuklarımıza karanlık bir ülke mirası bırakmak istemiyorum.

Bizde komplo senaryoları olmaz, her yazdığımız gerçek her yazdığımız yaşanmıştır.

Erdal Sarızeybek

Önerilen Videolar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

'BAŞIMIZA BUNLAR GELECEKLER' dedi... Görüntüler paylaşıldı!.. ''FRANSA AYAKTA' 'İKİ ÖRGÜT ARASINDA İNANILMAZ BAĞ' Kırşehir Habertürk: 'ŞEHİTLERİMİZİN KATİLİNİ TRT'YE ÇIKARDILAR'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
'ERZİNCAN'DA MUHTEŞEM OPERASYON'