Dervişoğlu Noktayı Koydu 'O Nesil Şimdi Saray'da'

4490 izlenme25 Mayıs 2020
Reklamlar
İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu, darbe tartışmaları ile ilgili olarak "Bu darbeler bizim nesli zindanlara doldurmuştur, o nesli de saraylara taşımıştır" dedi.Dervişoğlu, CNN Türk'te Hande Fırat'ın sunup yönettiği Gece Görüşü'nün konuğu oldu. Dervişoğlu, Fırat'ın darbe tartışmalarıyla ilgili kendisine yönelttiği soruya şu yanıtı verdi:

‘DARBEDEN EN SON KORKMASI GEREKEN YAPI AK PARTİ’
“Dönemi doğru analiz etme imkanı bulamıyoruz. Yani siyasi tartışmalarda kendi hatalarımızı kabul etmediğimiz için geçmişe dönük hatalarımızı kabul etmediğimiz için dönemi doğru analiz edemiyoruz. Eğer darbe konusuna gelirsek burada sarf edecek 3-5 kelamın var benim. Darbeden Türkiye'de en son korkması icap eden siyasi yapı Adalet ve Kalkınma Partisidir."

‘SİYASAL İSLAMCILIK VE SİYASAL BÖLÜCÜLÜĞÜ YAŞAYARAK GÖRÜYORUZ’
"Birçok yerde söyledim burada da söylemekte beis görmüyorum. Bu yeşil kuşak projesini düşünceden eyleme dönüştürmek adına Türkiye'de bir takım hamleler yapıldı ve gümüş tepsi üzerinde Türkiye'nin başına uzun vadede bela olabilecek bir çift tehlike koyuldu. Bunlardan bir tanesi siyasal İslamcılık, bir diğeri de siyasal bölücülüktür. Yani bunları şimdi yaşayarak görüyoruz."

‘DARBELER AK PARTİ'YE ZARAR VERMEDİ’

“Buraya kadarki bölümde de Adalet ve Kalkınma Partisi'ne zarar veren bir şey yok. Darbeler, darbe teşebbüsleri, 28 Şubat vesaire yine zarar veren bir durum yok. Ondan sonra Adalet ve Kalkınma Partisi işbaşına geldikten sonra, 2007 yılında biliyorsunuz Ahmet Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı müddeti bitti. Cumhurbaşkanlığı seçimi parlamentoda yapılıyor. Parlamentoda toplantı hesabı üzerinden Sabih Kanadoğlu bey bir tartışma yarattı. Ona da biz yargı darbesi dedik. Bakın o da bir darbe. Hatta dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt “Sözde değil özde laik ve cumhuriyetçi bir cumhurbaşkanına ihtiyaç olacağını” ifade etti. Ona da biz “elektronik darbe” dedik.

’28 ŞUBAT, 12 NİSAN AKP’YE YARADI’

‘2007'de Adalet ve Kalkınma Partisi cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesini mümkün kılabilecek bir referandum yaşandı. Türkiye belli bir yere doğru geldi. Daha sonra da 15 Temmuz’u birlikte yaşadık. Şimdi bakın bir tanesi dönemini oluşturmak için, bir diğeri dönemini tahkim etmek için, 28 Şubat dönemini tahkim etmek için, ondan sonra gelen yargı darbesi dediğimiz, hukuk darbesi dediğimiz, elektronik muhtıra dediğimiz şey yeniden güçlü bir şekilde seçimden çıkması için, 15 Temmuz'da sistemi değiştirmesi için Adalet ve Kalkınma Partisi'nin eline koz verdi.

‘BU DARBELER BİZİM NESLİ ZİNDANLARA DOLDURDU, O NESLİ SARAYLARA TAŞIDI’

“Ben tarihi yaşadım. Ben laboratuvar sayılacak bir nesilden geliyorum. Bunların hiçbirisinde AKP'nin mağduriyeti yok. Birinde seçim kazanmış, birinde güçlü çıkmış. Bu darbeler ve darbe teşebbüsleri AKP'nin siyaseten netice almasının her zaman önünü açmıştır. Bu darbeler açık ve net söylüyorum bizim nesli zindanlara doldurmuştur, o nesli de saraylara taşımıştır." (Yeniçağ).

SARIZEYBEK ‘BU BİRSİYASİ TUZAK’
Emekli albay Erdal Sarızeybek ‘Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak’ adlı kitabında Türkiye’nin yakın tarih perspektifi çerçevesinde 15 Temmuz darbe girişimini ele aldı. Hedefin Türk Ordusu ve Türkiye Cumhuriyeti olduğunu açıklayan Sarızeybek, asıl zarar görenin ordu ve millet olduğunu ifade etti. Kitapta geçen o bölümden kısa bir özet şöyle;

“SORU ŞU: 15 TEMMUZ KALKIŞMASI KİME NE FAYDA SAĞLADI?
Bu kalkışmanın Türk Ordusuna bir fayda sağlamadığı kesin. Türk Milletine de bir fayda sağlamadığı kesin. Peki ya ABD ve İsrail? Elbette bu ikiliye hem de büyük fayda sağladı. Türkiye’yi hedef almış BOP gibi, Büyük İsrail projeler karşısında en büyük engel olarak görülen Türk Ordusuna yakın tarihinin en ağır darbesi vuruldu üstelik kendi içinden! Bu noktada ortaya çıkıp ‘hedef Türk Ordusu değildi’ diyenler de var ama…

‘HEDEF TÜRK ORDUSU’
Türk Ordusu kendi içine sızdırılmış kripto hücreleri eliyle sırtından hançerlenecek, ağır yara alacak daha tedavi bile edilemeden apar topar Suriye’ye gönderilecek.15 Temmuz sonrasında da mevcut anayasal sistem içerisindeki ağırlıklı yerini kaybedecek. Devlet protokolünde Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı eski adıyla Başbakan’dan sonra gelen en itibarlı 4’ncü sırayı kaybedip Milli Savunma Bakanlığına bağlanacak. En büyük asayiş, istihbarat ve özel harekat gücü olan Jandarmayı kaybedecek, atama gücünü kaybedecek. Milli Güvenlik Kurulundaki ağırlıklı pozisyonunu kaybedecek. Öte yanda ta Osmanlı’dan gelen tarihi askeri okulları kapatılacak, hastaneleri kapatılacak, tersaneleri satılacak, kışla arazileri satılacak, daha ne sayarsınız sayın…

ve şimdi siz çıkıp ‘hedef Türk Ordusu değildi’ diyeceksiniz, hiç akla yatar mı bu? Bu noktada söyleyebileceğim tek bir söz var, o da şu; bir komploda asıl zararı gören kimse hedef odur ve dünyanın her yerinde de böyledir, hiç değişmez!”

Erdal Sarızeybek

Önerilen Videolar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

'MÜTERCİMLERİN SÖYLEDİKLERİ MEĞER DOĞRU DEĞİLMİŞ' Tarihi kanıt!.. 'Erdoğan ve İlker Başbuğ neden yan yana geldi' Erdoğan Topu Attı: 'Kaleden Kaleye' Bakanlıktan Çağrı: 'Bu Videoyu Paylaşın'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Diyanet'e Tepki 'Tövbe Haşa'