Türkiye’de ne olmuştu, 12 Nisan ile 27 Nisan arasında?.. Bunu hala kimse bilmiyor, Peki bu iki tarih ile Dolmabahçe görüşmesi, Kod Ergenekon kumpası ve AKP arasındaki bağ neydi?..

İLKİ MUHTIRA İKİNCİSİ KOMPLO SONRA KUMPAS

12 ile 27 Nisan birbirinden çok farklıdır; birinde terör dikkate çekilirken diğerinde irtica öne çıkarılmıştır. İrtica öne çıkarılırken de Türk toplumunun en hassas olduğu konular özensizce dile getirilmiştir. Örneğin; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile Kur’an okuma günü yan yana getirilerek sanki Kur’an okumanın cumhuriyete yönelik bir tehdit olabileceği hissi uyandırılmıştır ki bu kökten yanlıştır.

KÜÇÜK ÇOCUKLARIMIZ TEHDİTMİŞ GİBİ ALGI YARATTI, HALK TEPKİLİ

Benzer şekilde Şanlıurfa’da başlarında beyaz tülbentle ilahi okuyan küçük yaştaki kız çocuklarımız ile Atatürk ve Türk Bayrağı değerlerimiz ile yan yana getirilmiş ve böylece saflığın ve masumiyetin sembolü olarak Türk milletinin yüreğinde yer etmiş olan beyaz tülbentli küçücük kız çocuklarımızın, bu kez Atatürk’e ve kutsal bayrağımıza tehdit olabileceği algısı oluşturulmaya çalışılmıştır ki bu da çok ağır bir yanlıştır.

İNANÇLARIMIZ TEHDİTMİŞ GİBİ ALGI YARATTI, HALK TEPKİLİ


Ve nihayetinde kutlu doğum şöleni, Kur’an okuma, ilahi söyleme gibi Türk milletinin en hassas olduğu dini konular öne çıkarılarak, bu inançlarımızın sanki devlete ve cumhuriyete bir tehdit olduğu algısı oluşturulmuş ve Türk Ordusu ile Türk milletinin değerleri karşı karşıya getirilmiştir ki bu hepsine öte affedilemez bir yanlıştır. Şimdi bu sembollerini her gün canlı yayınlarla ekranlara taşıdığınızda, milletimizin yüreğinde kopan fırtınaları hatta kasırgaları bir düşününüz!

ORDU İLE MİLLETİ KARŞI KARŞIYA GETİRDİ, HALK TEPKİLİ


27 Nisan muhtırası olarak tarihine yazılan bu sözde bildirinin son cümlesinde geçen ‘Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün, ‘Ne mutlu Türküm diyene’ anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti’nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır’ ifadesi Büyükanıt eliyle yapılmış olan provokasyonun son noktasıdır. Zira başta eleştiri konusu yapılan Kur’an, ilahi, beyaz tülbent, masum küçük kız çocukları, gibi Türk Milletinin her bir ferdinin inandığı bu yüksek değerler sahibi olan insanlarımız Türk Ordusu ile karşı karşıya getirilmiştir
Peki neden?

VE AKP SEÇİMLERİ KAZANDI



12 Nisan’da AKP hükümetini, içine Özal’ı da ilave ederek neredeyse ‘vatan haini’ ilan eden bir düşünce sistematiği, nasıl olur da 27 Nisan’da tam bir ‘U’ dönüşü yaparak bu kez toplumu kışkırtıcı özellikler taşıyan ve hatta bu kışkırtma sonucu toplumu daha çok AKP’ye yönlendireceği açık olan böylesi bir bildiriyi yayımlar? Bir gün elbet öğreneceğiz…

Bakınız şimdi olayların akışına:
12 Nisan açıklaması, 27 Nisan muhtırası ve 28 Nisan’da AKP hükümetince Genelkurmay’ın açıklamasına çok sert tavır alınması.
Ardından 1 Mayıs AKP’nin erken seçim kararı ve derken 4 Mayıs Dolmabahçe görüşmesi. Nihayetinde 12 Haziran’da Ümraniye’de el bombası bulunmasıyla Türk Ordusuna yönelik kod adı Ergenekon kumpas soruşturmaların başlatılması ve 22 Temmuz 2007 erken genel seçimlerinin yapılması.
Olaylar arasında bir bağ olduğu açık; önce 28 Nisan’da AKP hükümeti Genelkurmay’a ekranlardan açık açık kafa tutar ve 1 Mayıs’ta sanki ‘hodri meydan’ dercesine erken seçim kararı alınır.

DOLMABAHÇE GÖRÜŞMESİNDEN KOD ERGENEKON KUMPASINA


Ardından 27 Nisan’da sözde muhtırayı yazdığını söyleyen Büyükanıt, 4 Mayıs 2007’de bildirinin hedefinde olduğu düşünülen Başbakan Erdoğan’la Dolmabahçe Sarayı’nda bir araya gelir. Bu görüşme de bir sır olarak kalır, hatta bu görüşmeyle ilgili Büyükanıt’a şantaj yapılmış olduğu iddiaları gündeme taşınır ama asla içeriği açıklanmaz.

Ve 12 Haziran’da Ümraniye’de 27 adet el bombası bulunarak kod adı Ergenekon olarak bilinen soruşturma başlatılır. İşte Türkiye bu siyasi ve askeri tablo ile Temmuz 2007 seçimlerine girer ve AKP seçimleri kazanır…

Erdal Sarızeybek

Kaynak: Erdal Sarızeybek- Türk Ordusu Nereye/ Destek Yayınları

Dolmabahçe'ye GİDEN YOL!..

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Erdoğan Düğmeye Bastı: 'SURİYE'DE PERDE ARKASI'