HalkBank, internet sitesi üzerinden ABD New York Güney Bölge Savcılığı tarafından açılan davayla ilgili yargılamanın durdurulması için tüm yasal haklarını kullanacaklarını açıkladı. Banka tarafından yapılan açıklamada şöyle denildi:

‘YETKİ AŞIMI SÖZ KONUSU’

“ABD New York Güney Bölge Savcılığı tarafından Bankamız hakkında açılan dava bir yetki aşımı olmasına rağmen, şahsi yargı yetkisi bulunmayan ABD mahkemesinin hususi katılım talebimizi reddetmesiyle ilgili olarak; müşterilerimizin, yatırımcıların ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla konunun açıklanmasına gerek duyulmuştur.

‘YASAL HAKLARIMIZI KULLANACAĞIZ’

ABD'deki emsal davalarda “yargı yetkisi” ve “hâkimin reddi” gibi eşik niteliğindeki konulara esasa girilmeden itiraz edilebilmesi için hususi katılıma izin verilmesi geçerli bir uygulamadır. Adil yargılamanın en temel hakkı olduğuna ve yargılama yetkisinin en baştan belirlenmesi gerektiğine inanan Bankamız, federal mahkeme kararının durdurulması için tüm yasal haklarını kullanacaktır(Ajanslar).

Açıklama işte böyle ama iş öyle değil…
Halk Bankası ‘yasal haklarımızı’ kullanacağız diyor. Yani meseleye hukuki açıdan bakıyor. Bu noktada haklı, elbette hukukun her türlü imkanlarını kendi haklarını savunabilmek için kullanmalı.

Ancak Halk Bank davası hukuk zemininde açılmış bir dava değil, aksine bir operasyonun sonucunda açıldı. İran’a karşı yaptırımların delindiğini ileri süren ABD ve İsrail, Erdoğan’ın yakın çevresinin Rıza Sarraf’la olan bağlarından istifadeyle 17/25 operasyonunun başlattı.

‘ERDOĞAN’IN GÖREMEDİĞİ SİYASİ TUZAK’

Emekli Albay Erdal Sarızeybek son kitabı ‘Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak’ adlı kitabında Kod Ergenekon’la başlayan sürecin izlerini sürerek 17/25 Aralık operasyonlarıyla 15 Temmuz darbe girişiminin perde arkasına ulaştı ve bilinmeyenleri gün yüzüne çıkardı. Kitapta yer alan bu konun özeti şöyle;

‘OLAYLAR BİRBİRİNE BAĞLI’

“..Türkiye peş peşe üç ağır darbe yaşadı; kod Ergenekon, kod 17/25 ve kod 15 Temmuz. Üçünü de yapan aynı örgüttü; Fetö. Kumpasın hedefi Türk Ordusuydu, ABD- İsrail ve Usta destek verdi. 17/25’in hedefi Usta’ydı ve dış desteği vardı. Yani iş kumpasla başladı, Usta’ya karşı operasyonla devam etti ve kalkışmayla son buldu. Böylece Türkiye birbirini tetikleyen karanlık bir süreçle karşı karşıya kaldı. Merkezinde yer alan 17/25 ise sürecin düğüm noktası. Ve bu 17/25 tek başına bir operasyon değil, birbirine bağlı zincirleme giden bir olaylar zinciri…”

‘DÜĞÜM NOKTASI 17/25’

17/25’i kumpas, operasyon ve kalkışma diyerek üç darbe arasına koyduğumuzda ise, yedi yıldır aralıksız sürdürülen kod Ergenekon kumpasının kendiliğinden değil, bu operasyon yapıldığı için durdurulmuş olduğunu görüyoruz. Düşünsenize dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’a müebbet hapis cezası veriliyor ama Usta’ya karşı operasyon başlayınca hemen tahliye ediliyor. İşin çarpıcı yönü bu olmalı.

17/25 OPERASYONU 15 TEMMUZ’U TETİKLEDİ’

“Bu durumda doğal olarak insan aklı soruyor ‘bu operasyon olmasaydı, Türk Ordusuna kurulan kumpas bitecek miydi’ diye. Ve bu noktada akıl durmuyor, bu kez ‘15 Temmuz yine yaşanacak mıydı’ diye sormaya başlıyor. Velhasıl bu karanlık sürecin düğüm noktasının ‘17/25’ olduğu açık. Bu düğüm çözülebilirse eğer bugün toplum hafızasında uyuyan bu karanlıklar aydınlatılabilir.”

‘HALK BANKASI İŞİN BİR YÖNÜ, SİLAH SEVKIYATI MESELESİ RAFTA BEKLİYOR’

“Bu pencereden Usta’ya bakıldığında rahat gibi görünüyor ve 17/25 dosyasını kapattığını düşünüyor olabilir. Ama meselenin iç yüzü hiç öyle değil. Bu operasyon üzerinden Türkiye’de hukuk işletilemeyince aynı davalar şimdi ABD’ye taşındı. Üstelik hala dava konusu içinde görülmeyen silah sevkiyatı meselesi rafta bekliyor.”

‘KISKAÇTA OLAN HALK BANKASI DEĞİL ERDOĞAN’

“Saymayın üçü beşi, bu deliller ana hatlarıyla Türk Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde toplanmış olduğu için uluslararası hukuk açısından yasal nitelik taşıyor. Belki daha önemlisi telefon dinlemeleri ve teknik takiple Usta ve yakın çevresinin biyografik istihbaratı çıkarıldı. Zaten Kripto hücreler üzerinden yönlendirilen F Tipi bu konuda uzmandı. Tıpkısının aynısını Kod Ergenekon soruşturmasıyla Türk Ordusunun komuta heyetine ve Cumhuriyete gönülden bağlı yüksek sivil şahsiyetlere karşı yapmış olduğu için beceri kazanmıştı. Dolayısıyla yürüdü bu işler. Kısacası Usta’nın sağlık durumundan finans durumuna, aile ilişkilerinden dış bağlantılarına, aklınıza gelen ne varsa hepsi şu anda ABD’nin elinde, İsrail’in elinde. “

‘ÖRÜMCEK AĞI GİBİ BİR CASUSU ŞEBEKESİ’

“Türkiye bu operasyonla, başta Usta’nın yakın çevresi olmak üzere -danışmanları gibi- devletin her kademesinin casus Kripto hücrelerle örümcek ağı gibi sarılmış olduğunu gördü. Eğer ki siz savcı Zekeriya Öz’ün başında bulunduğu bu hücreyi Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Başbakanı, ardından Cumhurbaşkanı olan Usta’ya karşı üstelik Türkiye’nin içinde harekete geçirebiliyorsanız, bu Fetö hücrelerinin harekat komutası sizde demektir. Bu kadar açık ve net!”

‘İŞİN İÇİNDE İŞ’

“Peki bir devlet memuru olan başta Zekeriya Öz ve şürekası hangi motifle yaptı bunu? Para için mi, makam mevki için mi, cemaatin Müslüman inançları adına mı, ne için? Müslüman bildiğimiz bu yapı hangi motifle Müslüman aleminin lideri olduğu söylenen Usta’ya karşı harekete geçirilebildi? Parayla olmaz bu iş, makam mevki için de olmaz, Müslümanlık adına da olmaz.”

Peki ne için olur?..

Erdal Sarızeybek
Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak/ Destek Yayınları

Duman Bacada: 'Halk Bank'tan Açıklama'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Erdoğan'ın Göremediği Siyasi Ayak Kim?