2003 yılında yapılmış bir seminer üzerinden Kod adı Balyoz denilerek 250’den fazla subayımız tutuklandı. Kod adı Ergenekon denilerek yüzlerce subayımız tutuklandı.

‘AKP’yi bitirme planı’ denilerek bizzat dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un bu konudaki soruşturma yetkisinin Genelkurmay olduğunu bildirmesine karşın yine de subaylarımız tutuklandı hatta Kozmik Oda’mıza dahi girildi, arandı hatta İlker Paşa terörist diye tutuklanarak hapse atıldı…

ASİMETRİK PSİKOLOJİK HAREKAT


Hatırlıyor musunuz, İlker Başbuğ Paşam Türk Ordusu’na yönelik asimetrik psikolojik harekât yürütülmekte olduğunu kamuoyuna ilan etmişti, hani ekranlara çıkarak “Çekin ellerinizi Türk Ordusu’nun üzerinden” diye haykırmıştı.

MEDYA KARŞISINDA ORDUMUZUN ELİNİ KOLUNU BAĞLADILAR

Neydi bu asimetrik psikolojik harekat, basın yayın yoluyla Türk Ordusu’nu başarısız göstermeye çalışmak, faili meçhul cinayetler, ölüm kuyuları, köy yakıp yıkmalar, terör üzerinde rant elde etmeler ve Kod adı Ergenekon sözde terör örgütü ve bu örgütle ilişkilendirilen her konuda Türk Silahlı Kuvvetleri’ni karalayan haberler, programlar, yayınlar ve soruşturmalar...

PKK’NIN YAKTIĞI KÖYLERİ ASKERİMİZİN ÜSTÜNE YIKTILAR

Haklıydı çünkü bu propagandadan rahatsız olan en başta bizlerdik, rahatsız olmuştuk çünkü biz kimseyi evinden alıp öldürmemiştik. Bakınız Şemdinli’ye, bakınız Van’a. Köy yakmadık, köy boşaltmadık, masum insanları öldürüp de toprağa gömmedik. Düşünebiliyor musunuz bir koca ömrü her türlü cefa ve fedayı göze alarak terörle mücadele için geçireceksiniz, emekli olup ekranların karşısına geçtiğinizde de yapmadığınız işleri asker yapmış gibi size anlatacaklar, buna hangi yürek dayanır!

‘TARİHTE İLK KEZ GENELKURMAY BAŞKANI TERÖRİST DİYE YARGILANIYOR’

Kahraman subayımız Abdulkerim Kırca bu yüzden canına kıymadı mı!.. Kaldı ki bugün İlker Paşamın yargılanıyor olması karşısında en büyük acıları çeken de bizleriz, biz askeriz, biz birlikte can pahasına teröre karşı mücadele ettik ve şimdi o ‘terör örgütü lideri’ diye yargılanıyor, ne acıdır bu biliyor musunuz?

YASAL TEŞKİLAT OLAN JİTEM’İ YASADIŞI ÖRGÜTMÜŞ GİBİ ANLATTILAR

Türk Ordusu’na yönelik en ağır psikolojik harekât kod belli adı “Jitem” üzerinden yürütülmüştür. Bu psikolojik harekat Binbaşı Ahmet Cem Ersever’in adı üzerinden Türk subayına yapılmıştır.

İşbirlikçi medya da bu kod adları üzerinden ölüm kuyuları, asit kuyuları, toplu mezarlar ve faili meçhul cinayetler gibi karanlık olayları gündeme taşımıştır. Üstelik bu kod adları üzerinden Doğu ve Güneydoğu’da yakıldığı yıkıldığı söylenen 3.225 köy ve mezranın da, işlendiği söylenen sözüm ona 15 bin cinayetin de vebali ve günahı Türk Ordusu’na yüklenmek istenmiştir.

BU MEDYA KARŞISINDA TÜRK ORDUSU KENDİNİ SAVUNAMIYOR


medyası galip çıkmasını bilmiştir, çünkü hâlâ Türk ordusu üzerindeki şüpheler hâlâ ortadan kaldırılamamıştır.
Neden? Neden Türk Ordusu bu psikolojik harekâta karşı bir harekât tarzı ortaya koyamamıştır?

BİNBAŞI CEM ERSEVER BİR TÜK SUBAYIDIR

Jitem mensubu olduğu söylenen Binbaşı Ahmet Cem Ersever bir Türk subayıdır ve belki en fazla karalama ona yönelik ve onun üzerinden Türk Ordusu’na yapılmıştır. Başından beri medyada izlediğimiz böyle yayınlara karşı Genelkurmay düşüncesi hep sessizliğini korumak şeklinde olmuştur.
Hatırlıyor musunuz bir ara hiçbir askeri kurum Jitem hakkında konuşmadı, açıklama yapmadı sanıldı ki susmak en büyük savunma şeklidir. Üstelik bu sessizlik korunurken Cem Ersever cinayetinin de bir faili meçhul cinayet olduğu görmezden gelindi. Bu subayımızı katledenlerin bir an önce açığa çıkarılması gerektiği yolunda günümüze kadar da hiçbir açıklama yapılmadı.

ERSEVER CİNAYETİ HALA FAİLİ MEÇHUL

Bu ne iştir?
Her şeyden önce Cem Ersever’in de bir ailesi vardır, çocukları vardır, en azından bu aileyi korumak adına konuşmak zorundaydınız, neden yapılmadı?
Bu bir cinayet değil midir?
Bu cinayet bir Türk subayına karşı işlenmiş değil midir?

ORDUMUZ BU MEDYA KARŞISINDA ERSEVER’İ SAVUNMADI

Bakmadan Geçme!

KAPAT
'Habur Vakası'nda SÖYLENMEYENLER'