İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Fatih Portakal hakkında, "Tekalif-i Milliye"yi hatırlatarak paylaştığı twitter mesajı nedeniyle iddianame düzenledi. Soruşturmayı tamamlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Fatih Portakal hakkında, Bankacılık Kanunu’nu ihlal ettiği gerekçesiyle bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası istemiyle iddianame düzenledi.

BANKANIN İTİBARI, 3 YILA KADAR HAPİS İSTEMİ
İddianamede Portakal'ın, Bankacılık Kanunu’nun “Bir bankanın itibarını kırabilecek veya şöhretine ya da servetine zarar verebilecek bir hususa kasten sebep olunamaz ya da bu yolla asılsız haber yayılamaz” hükmüne ilişkin hazırlandığı bildirildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede soruşturmanın, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)’nın suç duyurusu üzerine başlatıldığı belirtildi.

ALGI OLUŞTURMAYA YÖNELİK OLDUĞU KANAATİNE VARILDI
İddianamede Fatih Portakal’ın sosyal medyadan yaptığı paylaşımla algı oluşturmaya çalıştığı vurgulanarak şöyle denildi: “Bankacılık Kanunu 74’ncü madde gerekçesi ve ülkemizin Covid-19 ile yaptığı mücadele ortamı dikkate alındığında, şüphelinin yaptığı paylaşımın bankalarda mevduatı ve tasarrufu bulunan mudilerin paralarını devlet tarafından korona virüs salgını bahane edilerek istenebileceğine, salgın sonrası ise geri ödenebileceğine yönelik algı ve kanaat oluşturmaya yönelik olduğu kanaatine varılmıştır.”

HASAN CEMAL’İN TWEETİNE BİR ŞEY YOK
Öte yanda Gazeteci Hasan Cemal, sözde Ermeni soykırımı ile ilgili tweet atarak; 'Ermeni kardeşlerimin 24 Nisan soykırım acısını paylaşıyorum.' ifadelerini kullandı. Ermeni soykırım yalanını destekleyen Hasan Cemal'e ünlü dağcı Nasuh Mahruki’den çok sert tepki geldi.

‘ALLAH BELANI VERSİN’
Cemal'in tweetini alıntılayan Mahruki; 'Allah senin belanı versin. 1000 yıl her türlü zulümden zorbadan ölümden koruduğumuz ama Rus ve İngilizlerin devlet vaadine kanıp, savaşta düşmanla işbirliği yapan, bizi arkadan vuran, vahşice öldüren, katliam yapan asıl özür dilemesi gerekenleri ancak onlar gibi bir hain savunur.' ifadelerini kullandı.

HASAN CEMAL’İN DERDİ NE
Emekli albay ‘Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak adlı kitabında Ermeni tehcirini ele almış, Türkiye’ye getirilen sığınmacılarla aralarında bir bağ olduğunu ileri sürerek bunun küresel bir proje olduğunu duyurmuştu. Kitapta geçen ifadelerin özeti şöyle;

‘ERMENİ ÇETELERİ HALKA SALDIRIYOR’
“7 Mayıs 1915, Ermeni tehcir kararı çıkarıldı. Kararın gerekçesi şuydu; ‘Savaş yörelerine yakın bölgelerde oturan Ermenilerin bir kısmı ordunun harekatını zorlaştırır davranışlarda bulunmakta, halk saldırmakta ve isyancılara yataklık etmektedir. Bu yüzden Van, Bitlis, Erzurum vilayetleriyle Adana, Mersin, Osmaniye ve Kozan kazaları, Maraş’ın merkezi dışında Maraş Mutasarrıflığında, Halep vilayetinde, İskenderun, Antakya kazalarında oturan Ermenilerin yerleri değiştirilecektir. Bunlar, Musul ve Zor mutasarrıflıklarının Van vilayetiyle bitişik kuzey kısımlarına, Halep vilayetinin doğu ve güneydoğusuna ve Suriye vilayetinin doğusuna nakledileceklerdir…’

TARİHSEL BİR SENARYO
Yazıldığı gibi yapıldı. Ermenilerin büyük bir kısmı Suriye’nin kuzeyi ve doğusuna tehcir edildi. Yani her şeyden önce bu sığınmacılar arasında çok sayıda Ermeni olmalı. Öyle ya bunlar o bölgelerden geldiklerine göre. Ayrıca aynı isyanlara katılıp daha sonra Irak ve Suriye’nin kuzeyine kaçan Nesturiler de var. Çünkü bunlar 1915 ve 1924’te iki kez isyan ettiler .İsyan bastırılınca Suriye ve Musul’a kaçtılar. Yani bu gelen sığınmacıların içinde Nesturi/Asuri de olmalı. Şimdi buna PKK şemsiyesi altında birleşerek Türkiye’ye karşı savunma birlikleri kuran Yezidiler, Süryaniler ve Keldanileri de eklediğinizde, zamanında İngilizlerin kurguladığı ve Doğu cephesinde Rusların da içinde yer aldığı tarihsel bir senaryo karşımıza çıkıyor. “

‘BU BİR İNGİLİZ PROJESİ’

Hatırlayınız İngiliz projesini. Türkiye’nin doğusunda bir Ermeni, bir Kürt ve bir özerk Laz devleti üzerine kurgulanmıştı. Van ve Hakkari bölgesindeki Nesturiler harekete geçince, onlar da oyuna eklendiler. İngilizler bu Nesturileri güneyden kaydırıp Irak’a götürdüler. Bakuba’da bir merkezde topladılar ki o tarihte sayıları 40-50 bini aşıyordu. Ardından dört tabur kurdular. Bölgedeki direnişleri bu taburlarla bastırdılar. “

‘SEVR İŞGALİYLE TBAŞI GİDEN SÜREÇ’
Bu süreç Sevr işgalinin hazırlandığı bir süreçtir. Anadolu’da artık bir Ermenistan ile bir Kürdistan’ın dillendirildiği böylesi bir ortamda, Lord Curzon buna ilave olarak Nesturi/ Asuri ve Keldaniler için de ayrı bir devlet sözü vermişti;

‘IRAK VE SURİYE KUZEYİNDE YENİ DEVLETÇİKLER’
‘Bağımsız Kürdistan kurulduğunda Hıristiyan nüfus da göz önüne alınmalıdır; bu insanların sayıları yüz bin civarındadır. Yeniden eski yerlerine yerleştirilmelidir. Türkler tarafından yerlerinden edilen bu insanlar şimdi Baquba’da İngiliz emrindedir. Yeniden yerleştirilmeleri imzalanacak antlaşmalarda yer almalıdır. Türk-İran sınırında yeni bir düzenleme yapılabilir. Bu insanların kötü kaderleri Ermenilere benziyor. Bunlar adına sorumluluk almaktan çekinilmemelidir. Keldani ve Asurilerin korunmaları güvencededir.’

‘SIĞINMACI İŞİ BİR KÜRESEL PROJE’
İşte her şey açık. Ortada yaşanmış bir tarih var. İngilizlerin ve Rusların her iki büyük harpten günümüze gelen plan ve projeleri var. Öte yanda, PKK terör örgütünün Ermeni Taşnak çetesiyle olan bağları var. Yani bu mesele öyle ‘merhamet, yardım, iyilik’ gibi insanın yüreğine hitap eden açıklanabilecek bir iş değil.

Erdal Sarızeybek

İki Tweet 'İş Arap Saçı'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Atatürk 'İşte Çözüm'