İş Değişiyor: 'Bahçeli Hangisi ile Ortak'

7318 izlenme02 Haziran 2020
Reklamlar
Geçtiğimiz dönemde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Siyaset ve Liderlik Okulu'nun 15. dönem eğitim faaliyetlerinin tamamlanması dolayısıyla partide düzenlenen sertifika törenine katıldı.

‘CHP VE VEKİLLER İÇİN SUÇ DOSYASI’
Bahçeli, bir gazetecinin, "CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP'li milletvekilleri hakkında suç duyurusunda bulunacağınızı söylemiştiniz, hazırladığınız dosyanın içerisinde neler var?" sorusuna, "Sabaha kadar vaktin varsa dosyayı burada anlatayım size. Ama çok önemli şeyler olduğunu söylemek istiyorum." yanıtını verdi.

Haber işte böyle…

Emekli albay Erdal Sarızeybek son yazdığı ‘Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak’ adlı kitabında Fetö’nün siyasi ayağını açıkladı. Fetö’nün gerçek yüzü maskeleniyor diyen Sarızeybek asıl olarak bugüne kadar hiç dile getirilmeyen kripto hücrelerle mücadele edilmesi gerektiğini söyledi ve bu hücrelerin nasıl açığa çıkarılacağını da anlattı. Sarızeybek Bahçeli’nin AKP’ye kayıtsız şartsız desteğini de eleştirdi. Kitaptan konuyla ilgili bölümde dikkat çeken ifadeler şöyle;

ERDOĞAN’DAN BARZANİ’YE İHANET VURGUSU
“Usta ‘2017-2018 Akademik Yılı Açılış Töreni’nde konuşuyor ve Mesud Barzani’nin bağımsızlık referandumuna ilişkin olarak ‘İhtimal vermiyorduk, yanılmışız’ diyordu. Öfkeliydi, hiddetten yüzü kızarmış, bir yandan yumruğunu masaya vuruyor öte yanda işaret parmağını ileriye doğru uzatarak ‘senin canına okuyacağım’ dercesine sallıyordu. Ben ise şaşkın, açmış gözlerimi izliyordum. Şaşkın diyorum, doğrudur.

ERDOĞAN’DAN BARZANİ’YE DOSTLUK VURGUSU
Çünkü Usta’nın bu ‘ihanet’ çıkışından çok değil daha dört yıl öncesinde ‘Kürdistan lideri hoşgeldiniz’ deyip Barzani’yi kucaklayışı, ‘mahşere kadar beraberiz’ diyerek sarılışı gözlerimin önüne geldikçe… Hatırlayınız Arınç’ın gözyaşlarını hatta Usta’nın çıktığı koltukla sahneye fırlayan Şivan Perver ile İbrahim Tatlıses’in attığı ‘Megri Megri’ çığlıklarını… kulaklarımız hala çınlıyor.

YANILDIK,ALDANDIK, ALLAH BİZİ AFFETSİN
Peki, bu arada geçen dört yılda ne oldu ne bitti de Usta böylesine değişti? Bilemiyorum ama belki de bu bir alışageldik savunma mekanizması olmalı. İşte bugün Türkiye Kod Ergenekon kumpasını konuşuyor, karar daha yeni açıklandı. Usta bu davayla ilgili olarak ‘ben bu davanın savcıyım’ demiş, soruşturmaya devlet desteği vermiş hatta Zekeriya Öz’ü zırhlamıştı. Peki şimdi ne diyor; ‘Bu operasyonlarla şahsım başta olmak üzere, tüm ülke yanlış yönlendirildi, aldatıldık.’ Görüyorsunuz işte Türkiye’ye tam yedi yıl kan kusturan bu ağır vakayı tek kelimeyle kesip atıyor, kendine göre dosyayı kapatabiliyor.

ALDATILIYORUZ, ALDANDIK
Peki ya Fetö’ye ne demeli? Her şeyi veriyor, destekliyor ama iş 17/25 vakasına dayanınca… Bir zamanlar hizmet hizmet diye etrafında pervane oldukları yapı için ‘Ne hizmeti, geçin. Aldatılıyoruz, aldatıldık, ben dahi aldatıldım.’ diyerek işi kestirip atıyor yine kendine göre dosyayı kapatabiliyor. Dedim ya bu bir savunma mekanizması olmalı. Öncesinde gizli kapaklı yürüyen işler açığa çıkınca ‘yanılmışız, aldanmışız’ diyerek bir ölçüde ’herkes hata yapabilir, ben de Allah kuluyum’ demeye getiriyor ve kendini aklamayı iyi biliyor.

USTA HER YERDE
Bu çelişkili yönlerine karşın Usta siyaset dünyasında büyük bir şahsiyet. O her yerde, evde pazarda çarşıda ekranlarda ama özellikle de afişlerde. Ne zaman çıksam Ankara’ya ne zaman baksam sağa Usta orada. Baksam sola yine Usta. Gerçi insan zamanla kanıksıyor ama yine de bir bakış atmadan edemiyor. Ben Usta’yı işin gerçeği Dağlıca’da tanıdım hani 12 askerimizin şehit düştüğü, sekiz askerimizin de kaçıldığı ağır vakada.

UZUN ADAM
Bir söyleşi için gittiğim Rize’de de görmüşlüğüm var, yürüyordu. Hemen hemen her yer afişlenmiş, biri sağa biri sola sıralanmış, görmeden geçmek zaten mümkün değil. İnsanı etkileyen gözleri öyle dizayn edilmişti ki ister yukarıdan gelin ister aşağıdan sizi izliyor, sizi takip ediyor ne yapsanız kurtulmanız imkansız gibiydi. Öyle bir çarpıcı bir etki bırakıyordu ki bunu tek pozda becerebilmek başlı başına bir ustalıktı. Görmezden gelemediğim bir diğer özelliği ise Usta daha uzundu. Tabi göz yanılması da olabilir çünkü zaten uzun boyluydu. Belki de bu afiş ‘Uzun Adam’ sıfatına denk düşmesi için tasarlanmıştı, bilemiyorum.

‘Uzun Adam’ deyince… Bu sözü de ilk kez Usta’nın kendi sesinden dinlemiştim. Yıl 2014, yani 17/25 Aralık’tan önce değil, hemen sonra Usta Trabzon’da konuşuyor ve Fetullah Gülen’in kendisi için ‘bu uzun var ya bu uzun’ dediğini anlatıyor, anlatırken de sitem ediyordu;

‘NE İSTEDİNİZ DE ALAMADINIZ
‘Geçenlerde benimle ilgili söylediği ifade şu, yazıklar olsun, yazıklar olsun. ‘Bu uzun bize çok hainlik yaptı’ demiş. Nasıl hainlik yaptıysak. 17 üniversite kurmak için geldiler, hepsini onadım. Bu muydu hainlik? Bu ne vicdandır be!.. Okullar için yer istedi, verdik. Uluslararası camiada davet ettiler, devlet hükümet başkanlarına bunları refere ettik. Olimpiyat dediler, her türlü desteği verdik. Ne nankörlük bu ya? Ne istediniz de alamadınız?’

Böylece Usta’nın sıfatlarından birinin de ‘Uzun Adam’ olduğunu anlamıştım. Sonra bu sıfat zamanla ‘Usta’ya dönüştü. Peki Usta’ya hiç çekinmeden korkmadan pervasızca ‘Bu uzun bize çok hainlik yapmış’ diyen kimdi?

ÜÇ KATLI ÇETE
Usta bir gün açıkladı, 17/25’in iki yıl sonrasıydı. Hukuki Araştırmalar Derneğiyle bir araya geldiği öğle yemeğinde kendisine ‘Uzun’ diyen Gülen’i anlattı ama bu kez sertti. ‘Çete bu’ dedi ‘çete’ ve bu çeteyi üç parçalı bir yapıya benzetti; ‘Bu çete, tabanı ibadet, ortası ticaret, tavanı ise ihanet olan bir çetedir. Emniyet içindeki bir grupla birlikte hükümete ve şahsıma yönelik bir darbe hazırlığı içinde olduğu gerçeğiyle karşılaştık ve aldandık. Niye? Bakıyorsun tabanda ibadet var, ortada ticareti görüyorsun ama tepede, tavanda ihaneti doğrusu tespit edememenin zaafı içinde olduk’. Tabii Usta ‘aldandık’ deyince aklıma Barzani geldi, bu kez güldüm geçtim. 

FETÖ DEVLET KADROLARINA NASIL SIZDI
Bu üç katlı çeteyi anlatırken Usta ‘sertti’ demiştim, doğru, üstelik öfkeliydi de… ‘Bu ne nankörlük ya’ diyerek ettiği sitemden eser kalmamış aksine bu yapıya ‘çete’ diyor ve savaş ilan ediyordu. Ve şimdi Türkiye işte bu çeteyle mücadele ediyor; tam üç yıldır ülkede gözaltılar var, arada ihraçlar var, tutuklamalar var, işten atılanlar var ve yargılamalar ülkenin dört bir yanında ayrı ayrı mahkemelerde sürüyor. Çarpıcı olanı ise kod adı Fetö olan bu yapının devletin tüm kurumlarına sızmış oluşu. Çetebaşının deyişiyle devletin ‘kılcal damarlar’ına kadar girilmiş; her meslek grubu var; asker, polis, hakim, savcı, emekli, memur, işçi…

SİYASİ AYAĞI OLMAYAN DOKUZ AYAKLI AHTAPOT
Ama yine de bir şey eksik, bu çetenin siyasi ayak yok!.. Bunu da Usta’nın ortağı Bahçeli’den öğreniyoruz. Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, 31 Mart yerel seçimlerinin hemen öncesinde, ‘örgütün sekiz ayağı olduğunu, hepsinin ortaya çıktığını ama siyasi ayağının hala bulunamadığını’ duyurdu. Sözleri aynen şöyle;

‘Yurtta Sulh Konseyi olduğunu söylüyorsunuz. Askeri ayağı zaten sekiz ayağının ilki. TSK'nin içerisine sızmışlar. Şimdi yavaş yavaş ayıklanıyor. Diğerleri nerede? Siyasiler nerede? Bürokratlar nerede?’

BU RESİM NET DEĞİL,BULANIK
Şimdi iş garipleşiyor; Usta bu çete üç katlı diyor, Bahçeli bu çete dokuz ayaklı diyor ve bir ayağı da yok diyor. Bir yanda Usta öte yanda Bahçeli, ben ise hala şaşkın. Üç katlı dokuz ayaklı ve bir ayağı da olmayan bu çeteyi gözlerimin önünde canlandırmaya çalışıyorum ama bir türlü bu parçalarla anlamlı bir resim çizebilmek mümkün olmuyor. Şimdi Türkiye işte bu resme bakıyor, bu çeteyi arıyor ama haklı olarak bir şey göremiyor. Çünkü daha çetenin başı yok!.. ‘Yurtta Sulh Konseyi’ nedir, başı nedir sonu nedir henüz ortaya çıkmış değil, yargılamalar sürüyor.

ARAŞTIRMA ÖNERGELERİ DÜŞÜRÜLÜYOR
Akıllar bu ucube resimle böylesi bulanırken… İYİ Parti ,19 Temmuz 2018, Meclis’e 'FETÖ'nün siyasi ayağı ortaya çıkarılsın ' diyerek bir araştırma önergesi verdi ama kabul görmedi. Önerge AKP ve MHP oylarıyla düşürüldü. Yine de İYİ Parti işin peşini bırakmadı. 16 Mayıs 2019’da bu kez ‘darbe kalkışmasının askeri ayağı yurtta Sulh Konseyi'nin, siyasi bir taraf ve grupla ilişkileri açığa çıkarılsın’ diyerek ikinci önergeyi verdi. Ancak bu da AKP’nin ret, MHP’nin çekimser oylarıyla reddedildi. Bu noktada akıl bulanmakta haklıydı, öğrenmek istiyordu: ‘Neden?’

USTA BAHÇELİ İLE ORTAK
Önergeye ‘Hayır’ diyen AKP lideri; ‘zaafa düştük, ihaneti görmedik ama bu paralel devlet yapılanması adı verilen ulusal güvenliğimize legal görünüm altında illegal tehdit oluşturulan bu yapıyı er veya geç çökerteceğiz. Bunun hiç lamı cimi yok’ diyen Usta’ydı. Usta’ya destek veren MHP lideri ‘çıksın artık bu siyasi ayak artık ortaya çıksın diyen’ Bahçeli idi. Ve her ikisi de kendi ifadelerine göre ‘pazara kadar değil mezara kadar ortak’ idi.

USTA BARZANİ İLE DE ORTAK
Ama işin ilginç yanı Usta’nın bir ortağı daha vardı. Dört yıl öncesi kucak açtığı Barzani’yi işaret ederken ‘Biz kardeşiz. Sadece yol arkadaşı değiliz, kader arkadaşıyız. Pazara kadar değil mezara kadar, mahşere kadar biriz beraberiz’ demişti. Hani bunu ben söylemiş olsam gülüp geçebilirdiniz ama öyle değil. Usta diyor bunu, Barzani’ye ‘yol arkadaşıyız’ diyor, ‘kader arkadaşıyız’ diyor hem de mahşere kadar! Gerçi Bahçeli’ye de ‘mezara kadar’ demişti ama ‘mahşere kadar’ dememişti. Şimdi Bahçeli bu işe ne der bilemiyorum ama ben bu ortakları büyük resimde nereye koyacağız, onun düşüncesindeyim… Usta ortada, sağında Bahçeli, solunda Barzani ve hepsi ortak hem de mezara kadar.
İş bu kadarla bitse yine iyiydi ama dahası var…”

Erdal Sarızeybek

‘Usta’nın Göremediği Siyasi Tuzak/ Destek Yayınları/ Ekim 2019

Önerilen Videolar

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Tepeli Tavır 'Böyle Nereye' İyi Haber 'Uygulamayı İndir, Her Şeyi Gör' Yeni Dönem 'Ben Ordayım Yaz Gönder' Erdoğan 'Burası Payitaht'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Erdoğan Topu Attı: 'Kaleden Kaleye'