Dünya tarihine ‘Birinci Körfez Savaşı’ olarak geçen 1991 ABD-Irak SAVAŞI 16/17 Ocak gece yarısı savaş başladı. Zaten PKK terör örgütünün bugün harekat yapılan Sinat-Haftanin-Zap ve devamındaki Avaşin-Zap ve Hakurk terör inleri işte bu 91 Körfez savaşı sonrasında ortaya çıktı. Savaş öncesinde bin kişiyi bulmayan terörist varlığı onbinlere ulaştı ve silahlandı.

TÜRKİYE ABD’Yİ DESTEKLEDİ
Çöl Fırtınası adı verilen savaşta, ABD öncülüğünde Irak’a karşı girişilen büyük çaplı bir hava bombardımanıyla adımlar atılmıştı. Savaş boyunca kesilmeden süren bu hava bombardımanı sayesinde, birkaç hafta içinde Irak’ın komuta ve iletişim altyapısı, elektrik üretim kapasitesi, havaalanları ve hava savunma sistemi, kimyasal silah ve nükleer araştırma tesisleri büyük ölçüde yok edilmişti.

BİR AYDA SAVAŞ BİTTİ
27 Şubat’ta, Irak Cumhuriyet Muhafızları saf dışı edildi.
28 Şubat’ta, ABD başkanı George Bush ateşkes ilan ettiğinde, Irak’ın direnişi bütünüyle kırılmıştı.
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 686 sayılı kararının Nisan ayının ilk haftasında Irak tarafından kabul edilmesi ile birlikte savaş resmen sona erdi.

ABD ORTADOĞU’YA İNİYOR
Başkan Bush, 6 Mart 1991’de ’ta Amerikan Kongresinde yapmış olduğu konuşmada Ortadoğu’da kalıcı olacağının işaretlerini de veriyordu;
‘Amerika’nın hayati çıkarlarının müstakar ve güvenlikli bir Körfez’e bağlı olması nedeniyle Orta Doğu’da bir güvenlik sisteminin kurulması; Bu güvenlik sistemi bölge ülkeleri tarafından gerçekleştirilmeli, fakat Amerika da buna yardımcı olmalıdır; Bölgede kitlesel imha silahlarının yayılmasının önlenmesi ve buna Irak’tan başlanması; Orta Doğu’nun doğal kaynakları zengindir. Bu zenginlik (yani petrol ve su, (Başkan Bush, hükümranlık haklarımızın olduğu ve bizim olan Dicle ve Fırat sularından bahsediyor) bütün bölge ülkelerinin refahı için kullanılmalıdır’.

İLK SIĞINMACI DALGASI
Savaş sonrasında, Saddam yönetimini hedef alan halk ayaklanmaları ülkenin önemli bir bölümünü sarmıştı… Mart 1991’de, önce Basra ve çevresi, ardından Bağdat’a sıçrayan Şii ayaklanması Irak kuvvetlerince sert biçimde bastırılırken, Şii ayaklanmasından birkaç gün sonra da kuzeyde Kürt ayaklanması başlıyordu. Saddam’ın kuzeye yönelmesiyle, toplu katliam korkusunu yaşayan yaklaşık 1,5 milyon peşmerge Türkiye ve İran sınırlarına yığılmıştı.

SADDAM YALNIZLAŞTIRILDI
Saddam Hüseyin’in ayaklanmalara karşı giriştiği sindirme harekatının ulaştığı boyutlar ise yeni bir krize kapıları açıyordu. Türkiye’de Özal siyaseti konuya yine insancıl amaçlarla yaklaşıyor, yardım elini yine peşmergelere uzatıyordu. Ama kaybeden yine Türkiye oldu. Yıllar sonra bu gerçeği Genelkurmay Başkanlığı kamuoyuna şöyle açıkladı;

‘BU SAVAŞ ULUSLARARASI ARENEDA ‘KÜRT SORUNU YARATTI’
‘Birinci Körfez Savaşı’na Türkiye Cumhuriyeti koalisyon güçlerine destek vermiştir. Ancak sonucunda Türkiye zarar görmüştür. Savaş sonunda Saddam’ın Kuzey bölgeye saldırısı sonucunda 100 binlerce insanın Türkiye’nin hudutlarına yığılmıştır. Bunlara en büyük desteği Türkiye verdiği halde Türkiye suçlanmıştır ve o yığılan insanlar ‘burada bir Kürt sorunu var’ diye dünya kamuoyuna mal olmuştur.’

PKK TERÖR İNLERİ BU SAVAŞ S0NRASI ORTAYA ÇIKTI
Öte yanda Saddam, savaş sırasında Türkiye’nin ABD tarafında yer almasına kızmıştı; Kürtlerin Türkiye sınırına yığılması ve olası bir müdahalenin Türkiye tarafından yapılması ihtimaline karşılık PKK ile doğrudan ilişkiye giriyor ve örgütü, Irak kuzeyinde Türkiye’ye karşı bir savunma hattı oluşturmak üzere destekliyordu. ABD’li müttefiklerin görmezden geldiği bu destek sonucu PKK, Şemdinli güneyinde yer alan Hakurk, Ari, Lolan ve Basyan, Çukurca güneyinde Avaşin, Şırnak güneyinde Haftanin, Sinat ve Zap gibi önemli alanlarda mevzi kazandı; Körfez Savaşı bittiğinde sayısal gücü on bini aşkındı.

ÖZAL DÖNEMİNDE TÜRKİYE KAYBEDEN TARAF OLDU
Yani Özal siyaseti Türkiye’yi zarara uğratmış, Türkiye’nin ulusal birliğini bugün yaşanılan Kürt sorunu ile karşı karşıya getirmişti.Türkiye’nin hangi ulusal çıkarını korumak adına bu savaşa müdahil olduğuna gelince, hala kimse bunu bilmiyor ama mutlaka Özal’ın böyle davranmış olmasının ardında bir neden vardı ve bu gizli kalmayacaktır.

2002’DE TERÖR BİTME NOKTASINA GETİRİLMİŞTİ AMA
PKK terör örgütünün bugün harekat yapılan Sinat-Haftanin-Zap ve devamında Avaşin-Zap ve Hakurk ter inleri işte bu 91 Körfez savaşı sonrasında ortaya çıktı. Savaş öncesinde bin kişiyi bulmayan terörist varlığı onbinlere ulaştı ve silahlandı.91-2002 arasında Türkiye’nin büyük bedeller karşılığında yürüttüğü mücadele sonrasında bu bu terörist varlığı yine minimize edildi ve Barzani bölgesinde Hakurk alanında sıkıştırıldı.

AKP SİYASETİ YANLIŞ YAPTI
Değişen siyaset sonrasında Türkiye 2003 Körfez savaşıyla yine ABD’yi destekledi. Bu savaş sonrasında da pkk terör örgütü hem siyasi güç kazandı hem de silahlı varlığını Suriye’ye taşıyarak Fırat’ın doğusunda tıpkı Barzani devleti bir devletin temelini attı, süreç hala işliyor.

Peki bu Haftanin bölgesine yapılan harekat sonuç verir mi?
Amaç bu bölgedeki terörist varlığını yok etmek ise elbet sonuç verir. Ama yok amaç örgütü yok etmek ise sonuç vermez çünkü bu teröristlerin Barzani’de sığınacak bir limanları var üstelik ABD himayesinde. Dolayısıyla Barzani’ye dokunmadan, ABD müttefikliğini sorgulamadan, İran-Irak ve Suriye ile işbirliği yapmadan terörün bitmesi olası değil.
Peki kesin sonuç alınması mümkün olmayan bir harekatı siyasi iktidar neden yapar derseniz, Türkiye’nin olması gereken gündemine bakmalı…

Erdal Sarızeybek

Mehmetçik 'Sınır Ötesi'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Dolmabahçe'ye GİDEN YOL!..