PEKİ İŞİN ASLI NEYDİ?

1923’te, İngiliz işbirlikçisi küçük Seyit Taha ile anlaşmış; Süleymaniye direnişine katılan Özdemir Bey ve müfrezesinin Erbil-Şemdinli hattında yolunu keserek geçişlerine engel olmuşlardı. Onların yüzünden Özdemir Bey oldukça sarp dağlık bir bölgeyi yaya yürüyüşle aşmak zorunda kalmıştı.

1924’e geldiğimizde, Nesturi isyanını desteklemek için Bembo karakoluna saldırıyorlardı.
1925’te, Şeyh Abdullah Nehri’nin Şemdinli isyanında fiilen yer almışlardı.
1930’da, Hoybun örgütüne destek için Dağlıca(Oramar) saldırısını düzenlemekle kalmayıp, Hakkari bölgesini de karıştırıyorlardı.

BİRİNCİ DÜNYA HARİNDE İNGİLİZ PİYONU

1923-1930 arasında Ermeni-Süryani gibi etnik unsurlar Türkiye’ye karşı kullanıldığında, isyanlar çıkarıldığında, Barzaniler hep onların yanındaydı. Bugün AKP siyasetince ‘Türkiye seninle gurur duyuyor’ şeklinde karşılanan Mesud Barzani, işte bu yüzden o yılları unutmuştu çünkü babası Molla Mustafa, İngilizler tarafından Türkiye’ye karşı kullanılmıştı; Barzaniler sadece silahlı bir ayaktı, fazlası değil…

PEKİ, 1932’DE NE OLDU?

1932’de Barzaniler yeniden ortaya çıkarken, Irak bağımsızlığına kavuşmuş ve Birleşmiş Milletler’e üye olmuştu. İngilizler artık Barzani’yi değil Arap siyasetini destekliyordu; Barzanilere artık ihtiyaçları yoktu. Sovyet Rusya ise Ortadoğu coğrafyasına sarkıyordu ve bu kez kararlıydı; Ortadoğu’nun yeniden şekillenmesinde artık söz sahibi olacaktır.

Barzaniler bu İngiliz-Rus oyunlarını fark ettiğinde ise iş işten geçmişti; gökten başlarına İngiliz bombaları yağıyordu…

1932’de Barzanilerle aynı bölgede yaşayan Bıradost aşireti arasında ani bir çatışma çıktı. Bölgenin doğal yapısı içinde görülen doğal bir aşiret çekişmesiydi. Zibar Kaymakamı’nın bölgeye bir askeri harekat düzenlemesiyle işin şekli değişti ve iş, Hükümet-Barzani çatışmasına dönüşüverdi…

İNGİLİZE KARŞI SAVAŞ BARZANİLERİ YÜKSELTİYOR

Gökten İngiliz bombaları yağıyordu; İngiliz uçakları 79 köyü bombalamış, 2.382 evden 1.365’ini yerle bir etmişti. Şeyh Ahmed Barzani, 1931’den Nisan 1932’ye kadar aralıklı, Nisan’dan Haziran’a kadar sürekli ve şiddetli olarak İngilizlerin bu hava saldırısına uğrayıp duruyordu(13).

İngiliz Kraliyet Hava Kuvvetleri’ne Barzanilerin dayanma gücü yetmedi; Şeyh Ahmed Türkiye’ye iltica etti. Bunu aşiretin diğer mensupları izledi. Toplam 1.700 kişilik mülteci grubu, Binbaşı Şükrü Kanatlı yönetimindeki Türk ordusu tarafından çok iyi karşılandı(14). Silahları alındı. Molla Mustafa ve ailesi Erzurum’a, Şeyh Ahmed ve beraberindekiler Ankara’ya sevk edildiler.

DAĞLICA SALDIRISI HİÇ KONUŞULMADI

Bu ilticadan iki yıl önce yapmış oldukları Dağlıca saldırısı ve Hakkari ayaklanması nedeniyle yargılanmadılar; yaklaşık bir yıl Türkiye’de misafir edilen Barzanilerin ne yaptığı, kimle görüştüğü de bilinmiyor. Ama tarih bu, geçtiği yerde mutlaka bir iz veriyor…

1933 baharında, Şeyh Ahmed Barzani iade edildi; Cizre-Zaho yoluyla Irak Hükümeti’ne teslim edildi; Musul’a zorunlu ev hapsine gönderildi. Ardından Bağdat ve derken Nasıriye’ye sürgün edilecek, bir ara geri dönüş yapsa da 1958’e kadar tecrit edilecektir. Ailenin önde gelen isimlerine ise yargı yolu açılacak; bir kısmı idama, kalanı ağır hapis cezalarına mahkum edilecektir. Ayakta durabilen Barzani peşmergeleri ise Barzan dağları ile Şemdinli’nin Derecik bölgesindeki Balkayalar(Govend)’(15) a çekilecek, uzun süre bu dağlar Barzanilere ev sahipliği yapacaktır.

Molla Mustafa ise Irak’a geri dönüşünde Süleymaniye’ye sürgün edilmiş, tam on yıldır sürgün hayatı yaşıyordu. İşte Sıraç Bilgin’in ‘Süleymaniye’de sürgün hayatı yaşıyordu’ dediği olayın aslı buydu ama sürgünde fazla kalmayacaktır… Molla Mustafa Hevi Örgütünün yardımıyla kaçacak, ilginçtir ki bu kaçış olayında baş rolü de Şeyh Mahmud Berzenci’nin oğlu Latif oynayacaktır…

SONUÇ:

Ayrılıkçı siyasi Kürtçülük hareketinde Barzanilerin ‘ayakçılıktan başka’ hiçbir rolü yoktur ve olmamaıştır. Bu küresel siyasetin temelde üç ismi vardır; Bedirhanoğulları, Babanlar ve Seyit Abdulkadir… İlk sayılan ikisi Çaldıran savaşından bu yana gelen toprak ağalarıdır, beylerdir; diğeri ise beyler hakimiyeti Tanzimatla kaldırıldıktan sonra ortaya çıkan şeyhlerdir, beylerden doğan otorite boşluğunu doldurmuşlardır.

Coğrafya Irak kuzeyi Hakkari güneyi coğrafyasıdır; bu coğprafya beyler şeyhler şıhlar coğrafyasıdır. Barzanbiler de bu coğrafyanın yerde yürüyen ayaklarıdır.

2’nci Meşrutiyetin ilanı, Birinci donya savaşı, derken Mondros ateşkesi ve ıonu izleyen Sevr işgal planı sranaısnda, Osmanlı’nın dağılacağını hesap eden bu unsurlar kendi aralarında ittifaka girmiş ve harita üzerinde Osmanlı topraklarından pay alabilmek için harekete geçmişlerdir.

Barzanilerin gücü; sahada olmaları ve Halibi Nakşibendi tarikatının halifesi olmalarından kaynaklanmaktadır. Irak’ta ortaya çıkan bu güç, Barzani gücü değil, Bedirhan ev Baban beyleriyle Şemdinli’den Nakşi halife Seyit Taha’nın gücüdür. Bu gücün liderliğinin Barzanilere verilişin tek nedeni ise onların sahada oluşu, diğerlerinin ise İstanbul’da konaklamış oluşlarından kaynaklanmaktadır.

Barzaniler bir tekkedir, bir cemaat ailesidir, Nakşibendi taraikatında önemli bir isimdir. Barzaniler gücünü bu tarikattan almakta ve Türkiye’de çok önemli tarikat bağları bulunmaktadır.

İngilizlerin Birinci Dünya Harbi sonrasında Barzanilere karşı harekat yapmasının tek nedeni, merkezi hükümetle anlaşmış olmaladır. Anca aynı İngilizler bu Barzanileri, İkinci Dünya harbinden sonra da kullanacaktır.

Türkiye açısından mesele; Barzanilerin gücünün kırılması, bunun yolu da tarikat bağlarının kırılmasından geçmektedir. Tarikatta kırılma ise Cumhuriyet değerlerinin kamuoyu vicdanında yerleşmesinden geçiyor.

Erdal Sarızeybek

Yaralanılan kaynaklar:
1. KDP; Mesud Barzani’nin başkanı olduğu Kürdistan Demokrat Partisi.
2. PYD; (Partiya Yekitiya Demokrat), Suriye Demokrat Birlik Partisi.
3. Mesud Barzani, ‘Barzaniler, Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi’, s. 92, Doz Yayınları, 2005.
4. Refik Hilmi, ‘Şeyh Mahmud Berzenci Hareketi’, s. 26, Nujan Yayıncılık, 1995.
5. Age, s. 29.
6. Age, s. 22.
7. Dr. M. Sıraç Bilgin, ‘Barzani’, s. 47, DO Yayınları, 2006
8. Ahmet Uçar, ‘Hahamların Torunu Barzaniler’, Tarih ve Düşünce Dergisi, Sayı: 34, s. 21, Aralık 2002.
9. Bilgin, ‘Barzani’, s. 49.
10. Uçar, ‘Hahamların Torunu Barzaniler’, s. 21.
11. Bilgin, ‘Barzani’, s. 29.
12. Barzani, ‘Barzani ve Kürt Ulusal Özgürlük Hareketi’, s. 31.
13. Uçar, ‘Hahamların Torunu Barzaniler’, s. 23.
14. Age, s. 23.
15. Govend Dağı; Şemdinli Derecik beldesindeki yüksek dağlar, PKK terör örgütünün geçici üs bölgesi olarak kullandığı dağın adı.

Başvuru kitabı: Yanlış İttifak/ Destek yayınları.

Söylenmeyen 'Hevi'