NAKŞİBENDİ TARİKATI KURUCUSU ŞEYH HALİD

Nakşibendiliğin Son Halifesi Abdullah Dıhlevi hazretleri diyor ki; 
“Hz. Mevlana Halid, memleketinden yüce Nakşibendi tarikatı için, bu fakirin yanına geldi… Bundan sonra taliplerin terbiyesine seçilmiş biri olarak kendisine halifelik icazeti verdim. Yine Kadiriyye, Çiştiyye, Sühreverdiyye ve Kübreviyye gibi tarikatlarından da icazet verdim. Bu tarikatlarda onun eli benim elimdir ve o benim vekilimdir. Benim pirlerimin halifesidir(1).”

Süleymaniyeli Halid, beş tarikat bir yana, benzer inanç öğretilerinin de tek vekili tayin edilmişti, üstelik on ayda. Peki, bir din alimi, on aylık bir süre içinde, bu gücü nasıl elde etmişti?

BEYLER YIKILIYOR ŞEYHLER GELİYOR

Osmanlı dağılma süreci yaşıyordu; Kırım’da, Balkanlar’da, Kafkaslar’daki topraklarını kaybetmiş ve sürekli geri çekilmeye başlamıştı. Yeniçeri Ocağı kaldırılmış, Bektaşiler katledilmiş, Nakşinbendilik resmi devlet tarikatı olarak benimsenmişti. Doğu Anadolu ve Barzani coğrafyasındali başta Baban, Soran ve Bedirhan olan üzere, Kürt emir ve beylerinin gücü kırılmıştı; ortaya çıkan otorite boşluğu Nakşibendi tarikatının şeyhleri ve seyitleri tarafından dolduruluyor ve din adamları tarafından bölgesel bir hakimiyet kuruluyordu.

Osmanlı bu süreci yaşarken, yeni bir inanç değişimi Orta Doğu’ya yayılmaya başlamış ve bu kez Türk Nakşibendi tarikatının özü hedef alınmıştı. Değişimi, tarikat kendi içinde yaşıyordu. Değişimin sembolü ise “Süleymanyeli Halid’di…

Tarikatı 'Kim Kurdu'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Tarihin Görmediği 'Şemdinli Vakası'