NEDEN BEYLİK DÜZENİNE GEÇİLDİ


Osmanlı yönetiminin Diyarbakır’da, diğer eyaletlere göre farklı teşkilatlanmaya
gitmesinin iki temel sebebi vardı: Bunlardan ilki, vergi meselesiydi. Güçlü aşiretlerin
bulunduğu bölgede klasik sistem dâhilinde vergi toplamak birçok sorunu da
beraberinde getiriyordu. Bu sebeple devlet, yurtluk-ocaklık ve hükûmet sancaklarının
beylerinden her yıl belirli bir vergiyi devlet hazinelerine yatırmalarını şart koşmuş, ancak
vergi toplama işlerine karışmamıştı.

Adı geçen bu yurtluk-ocaklık sancaklara, klasik Osmanlı sancaklarına göre bir kısım idari imtiyazların tanınmasının bir diğer sebebi de; bölgenin coğrafi, sosyal ve ekonomik yapısındaki özellikler ile o dönemdeki siyasi şartlardı. Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun arazi yapısının dağlık oluşu ve yalnızca yaylacılığa elverişli olması, ancak hayvancılıkla geçinen bazı aşiretlerin yerleşimine uygun düşüyordu.

Bu bölgelerde, güçlü ve kalabalık aşiretlerin reisleri ile çeşitli derebeylikler vardı. Bu yüzden Selçuklular, Timurlular, Akkoyunlular ve Safeviler gibi merkeziyetçi devletler bile bölgede mutlak hâkimiyeti sağlayıp bu derebeylerini ortadan kaldıramamıştı. Belli bir kaleyi merkez edinmiş olan beyler de, siyasi şartların zaruri kıldığı hâllerde bölgede kurulan bu güçlü devletlerin egemenliğini kabul ederek varlıklarını sürdürmüştü.

Bu bölgesel özelliklerinden dolayı, Doğu Anadolu’nun Osmanlı İmparatorluğu’na dahil edilmesinden sonraki idari yapıları da İmparatorluğun diğer bölgelerinden farklı oldu. Birçok vilayet merkezden atanmış valiler yerine, kendilerine Osmanlı unvanları verilmiş bölgenin önde gelen Kürt aileleri tarafından yarı özerk yönetilmeye başlandı.

Doğu Anadolu... 'Ağalar Beyler, Şeyhler Şıhlar'