Şeyh Said isyanından kaçanlar, 5 Ekim 1927’de, Lübnan’ın Bihamdun kentinde ‘Hoybun’ adıyla gizli bir örgüt kurdular. Kurucular hep tanıdık simalardı; Kamuran, Celadet Ali ve Süreyya Bedirhan yani Bedirhanoğulları… Ancak bu örgütün diğerlerinden önemli bir farkı vardı, o da ilk kez ve resmen Ermeni Taşnaksutyun Partisiyle siyasi Kürtçülerin bir araya gelmiş, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı bir ittifak kurmuşlardı…

Cumhuriyet’ten kaçan siyasi Kürtçüler, İngilizlerin Revanduz Kaymakamı olarak atadığı Seyit Taha aracılığıyla Irak’taki Siyasi Komiser Yardımcısı ve İngiliz Gizli Servisi ajanı olan C.J.Edmods’la bağlantıya geçtiler. Edmonds ile yapılan görüşmeden sonra, bir başka İngiliz ajanı Modfold(Motfoltre) eşliğinde Revanduz’a geldiler.


İLK TOPLANTI NAKŞİBENDİ ŞEYHİ SEYİT TAHA’NIN EVİNDE

İlk toplantı, Şubat 1927’de, Seyit Taha’nın Revanduz’daki evinde yapıldı. Bu toplantıya şu isimler katıldı; İngiliz Ajanı Yüzbaşı Modfold, Seyit Taha, kardeşi Seyit Musluhittin, Balik Aşireti Reisi Mahmet Ağa, Munkuri Aşireti Reisi Suvar Ağa namına katibi, Şeyh Said’in adamlarından Hınıslı Mehmet Emin(diğer ismi Broski).

Alınan karar şuydu; ‘İngilizler daima mazlum milletlerin hamisi olmuşlardır. Kürtlere de yardım edeceklerdir. İcabında klendilerine silah ve cephane verecekleri gibi, Nesturilere de Kürt elbisesi giydirerek yardım edeceklerdir. Fakat her şeyden evvel muvaffak olmak için de birleşerek bir cemiyet vucüda getirmek lazımdır; Şemdinan(Şemdinli) tarafına büyük taarruz ve Van işgal edildiği takdirde İngiliz yardımı her sahada kendini gösterecektir’ .

SEYİT TAHA BÜYÜK HALİFE SEYİT TAHA’NIN TORUNU
Mart 1927’de, yine Seyit Taha’nın evinde ikinci bir toplantı daha yapıldı. Amaç, ilk toplantı alınan kararları ve İngilizlerin taleplerini müzakere etmek idi. Toplantıya bu kez İhsan Nuri ve Şeyh Sait’in oğlu Ali Rıza da katılmıştı. Türkiye’ye karşı yapılacak harekatın detayları şöyle tespit edildi; ‘Irak’tan Şemdinli bölgesine, İran’dan Celali bölgesine ve Suriye’den Urfa bölgesine taarruz etmek; Aynı zamanda Ağrı dağında bulunan Celali Aşireti Reisi Halit Bey ile Maku civarında Haydaran Aşiretinden Yusuf Abdal, Haco, Remanlı Emin Bey, Şırnaklı Ali Han ve Şahinzade Hırço Mustafa’ya haber ulaştırıp harekata katılmaya davet etmek.’
Sayılan kişilere davetiyeler gönderildi. Daha bir cevap alınmadan, Seyit Taha ve adamları Şemdinli’ye bir saldırı teşebbüsünde bulunduysa da, başarı sağlayamadı, geri çekildi.

İNGİLİZLER YÖNLENDİRİYOR

Seyit Taha’nın evi üçüncü ve son bir toplantı daha sahne oldu. İngiliz Ajanı Yüzbaşı Modfold’un da hazır olduğu bu toplantıda, daha güçlü bir saldırı yapabilmesi için Haydaranlı ve Celali aşiretlerinin de işin içine çekilmesine karar verildi. İhsan Nuri aracılığıyla bu aşiretlerle gerekli irtibatı kurdular. İhsan Nuri’ye masrafları karşılığı olarak, İngilizler tarafından 2.000 altın ödeme yapılmıştı. Yapılan toplantılar, alınan kararlar ve saldırı teşebbüsleri bir sonuç vermeyince, İngilizler bu kez Ermenileri bu oyuna çekmeye karar verdiler. Ermeni Taşnak örgütü bu teklifi olumlu karşıladı çünkü Ermeni davasını bu siyasi Kürtçülerin desteğinde kazanmak, onların da siyasetine uygun düşüyordu.

Ermeni-Kürt ittifak sahnesine temel atan bu toplantı Irak’ta yapıldı. Katılan isimler şunlardı; ‘Ermenilerden Leon Paşa, Urfalı Emir Ziyan, Bağdat’ta Londra Oteli işletmecisi Sultanyan ve Muşlu Aris; Kürtlerden Şeyh Said’in oğlu Ali Rıza, Doktor Mehmet Şükrü(Sekban), firari subaylardan Hurşit, İhsan Nuri, Hınıslı Mehmet Emin(Broski), Liceli Fekmi Efendi, Süleymaniyeli Abdulkerim Şalul…’

TÜRK TARİHİNİN GÖRMEDİĞİ GİZLİ ÖRGÜT ‘HOYBUN’
Toplantıya katılanlar özellikle kurulacak yeni örgütün adının bir yanda Kürtler arasında bir sempati oluşturacak ve bu şekilde örgütün içinde yer alacak Ermeni varlığını gizleyebilecek, öte yanda Ermenilere de sıcak gelebilecek bir isim olması üzerinde duruyordu. Sonunda, ‘Hoybun’ adı üzerinde karar kılındı. Hoybun; Kürtçe ‘istiklal’, Ermenice ‘Ermeni yurdu’ anlamını taşıyordu.

Geniş anlamda Hoybun; Osmanlı’da ve Türkiye Cumhuriyeti’nde adı Kürdistan olan ayrı bir devlet kurmak emeliyle bir araya gelmiş olan ayrılıkçı Kürtlerin, Doğu Anadolu’yu da kapsayan büyük Ermenistan emelindeki Ermenilerle birlikte oluşturduğu ittifakın kod adıydı. Hoybun; temeli ve çatısı Ermeni, siyasi fikri İngiliz ve piyonu Kürt olan bir gizli örgüt olarak tarihe yazılmıştı …

ERMENİLERİN KÜRTLER ÜZERİNDE TEZGAHI ‘BEDİRHANOĞULLARI’
Ermeniler bu yeni siyasi ittifakı Avrupa kamuoyuna duyurabilmek amacıyla, Paris’te bir kongre yapılması karara bağladılar. Cemiyet-i Akvam’a başvurulabilmesi için, Kürt aşiretleri namına birer temsilci gönderilmesini istediler. Suriye’deki Kürt aşiretlerini temsilen seçilen şu isimler oldu; Berazi aşiretinden Hüsnü, Irak Kürtleri namına Şerif Paşa ve diğerleri için de Doktor Şükrü Sekban. Ermeni temsilcileri ise şunlardı; Rupen Paşa, Vahan Papazyan, Bogos Nubar Paşa, Erivan namına Ahadisyan ve Vaharonyan.

Bu toplantıda; biri Kilikya(Adana ve çevresi)’da diğeri Erivan mıntıkasında olmak üzere iki Ermeni devleti ve bunlar arasında bir Kürt devleti kurulması kararı alındı. Bu siyasi hedefler, bir zamanlar İngilizlerin yaptığı ‘Ermeni-Nesturi-Kürt’ projesine tıpatıp uyuyordu. Aynı süreçte ve aynı amaçlarla Beyrut’ta da bir kongre düzenlenmişti. Katılanlar arasında çarpıcı isimler vardı; Celadet Ali Bedirhan ve Kamuran Ali Bedirhan. Goms adıyla bilinen Vanlı Papaz Vahan Papazyan da katılmıştı.

Hoybun örgütünün kurulması kararı Beyrut kongresinde alındı. Uğur Mumcu, Hoybun’un kuruluş toplantısına dört siyasi Kürtçü cemiyetin temsilcilerinin katıldığını söylüyor, bunlar; Kürt Teali Cemiyeti, Kürt Teşkilatı İçtimaiye, Kürt Millet Fırkası ve Kürt Ulusal Birliği. Burada geçen Kürt Ulusal Birliği, Süreyya Bedirhan tarafından Mısır’da kurulan Kürt İstiklal Komitesi’dir. 

Kürdistan İstiklal Komitesi neydi?
Bu komite Süreyya Bedirhan tarafından Mısır’da kurulmuş, Ocak 1919 tarihi itibariyle de faaliyete geçmişti. Kahire’de ‘Kürdistan ou Armenie’(Kürdistan ya da Ermenistan)’ adında bir broşür yayınlıyordu. Bu komitenin programının dokuzuncu maddesi şuydu; ‘İstiklale kavuştuktan sonra, hayatı şaibedar olmamış Kürt hanedanından bir zat, Kürdistan’a hükümdar tayin edilebilecektir’
Bu zat, hiç şüphe yok ki Süreyya Bedirhan’ın ta kendisiydi. Komite bir Kürt devletinin kurulması için İngilizlere başvurmuştu. Yukarıda geçen bu dört siyasi örgüt, Hoybun’a katılarak kendilerini feshettiler.

TÜRK TARİHİNDE BİR İLK 'ERMENİ İTTİFAKI'
5 Ekim 1927’de, Lübnan’ın Bihamdun kentinde Hoybun Örgütü kuruldu. Merkez komitesine şu isimler seçildi; ‘Ermeniler adına Taşnak Sutyun Partisi tam yetkilisi Papaz Vahan Papazyan; ayrılıkçı Kürt cephesi adına ise Palu’dan Şeyh Ali Rıza, Dr. Şükrü Sekban, Barazi aşireti reisi Mustafa Şahin ve Bozan, Heverka aşireti lideri Haco Ağa, Raman aşireti lideri Emin Ağa, Süleymaniye’den Kerim Rüstem, Van’dan Memduh Selim ve Celadet Ali Bedirhan’dır.’

Burada ismi geçen Vahan Papazyan; 1892 yılında yılında, Tiflis’te kurulan Ermeni Taşnak Örgütü’nün merkez komite üyesi ve kendisi aslen Van yöresi Ermenilerindendir. Barzani aşireti reisi Mustafa Şahin, Uğur Mumcu’nun Şeyh Sait isyanında dile getirdiği Umum Bozan reisi Şahin Bey’dir. Aralarında bir de küçük Seyit Taha vardır…Celadet Ali Bedirhan’a gelince…

Uğur Mumcu, Celadet’in sırlarını açıklıyor; ‘(İngiliz istihbaratçısı) Noel, Bedirhanoğullarının Çarlık Rusya'sı ile de işbirliği yaptıklarını, ailenin en önemli adamının da Emin Ali Bedirhan olduğunu yazıyor. Bu sırada Fransız istihbaratı da boş durmayacak ve 1920 başlarında Bağdat’taki Yüksek Komiserlikleri’ne Bedirhanoğullları'yla ilgili olarak şu bilgiyi ulaştıracaktı: Botan aşiretinden Bedirhan Ailesi(Zaho-Van arası), İngiliz ajanlarıyla anlaşmış ve İngiliz mandasını kabul etmiştir.
Az rastlanır olsa da, Bedirhanzadelerin bu ittifaktaki rolü görülebiliyor. Bu da bize, perdeyi aralama imkanı veriyor…

GAZİ PAŞA’YA SUİKAST GİRİŞİMİNDE BİR BEDİRHAN
Celadet Bedirhan, İstanbul’da dünyaya gelmiş bir Bedirhanzade. Ayrılıkçı Kürt örgütlerinde adının duyulmasını ve sivrilmesi şu iki olaya bağlanıyor: Birincisi, İngiliz casusu Noel ile geliştirdiği ilişkiler, bu ilişki etrafında Anadolu’da yaptığı geziler; diğeri ise, bu İngiliz casusu ile birlikte, 1919’da, kurtuluş savaşını başlatan Mustafa Kemal Paşa’ya karşı giriştiği suikast teşebbüsü.

Bu iki eylem, Celadet Bedirhan, Türk tarih sayfalarındaki hak ettiği mevkiye iyice yerleştiriyor. Bundan sonrasında Celadet, önce Almanya, ardından Mısır, 1926’da Suriye’ye geçmektedir. Hoybun örgütüne katılıyor. 1928’te, önce Irak’a , sonra ayaklanmaları yerinde incelemek üzere Ağrı’ya gidiyor(1930).

İsyandan sonra İran’a geçen Celadet Bedirhan, bir süre Tahran’da kalıyor. İşlerini görüyor, gizlice Irak’a, ardından Suriye’ye geçiyor. Hoybun faaliyetleri nedeniyle, Fransız yöneticileri tarafından bir ara Şam’a sürülmüş. Şam’da bulunan ve zengin bir Kürt olan Ali Zilfo Ağa’nın destekleriyle Kürtçe yayın alanına açılmış. Havar adlı bir dergi çıkarmaya başlamış. Kürtçe’nin Kurmançi lehçesi, bu dergi vasıtasıyla yaygınlaştırılıyor. Bedirhanzade Celadet, yazı ve araştırmalarında, Kürtlerin ayrı bir halk olarak etnik kökenleri üzerinde durmuş. Son yıllarını tarımla uğraşarak geçiren Celadet Bedirhan, 19512 yılında, bir kuyuya düşerek can vermiş.”

TAŞNAK HOYBUN HEDEF: ‘ TÜRK TOPRAKLARINI PAYLAŞMAK’

Hoybun örgütün kuruluş kongresini yapıldıktan sonra açıklanan ilk bildirinin ilk maddesi şu oldu; “Birinci Kürt Kurultayı, barbar Türk rejiminin despotluğu altında ezilen Kürtlerin bulundukları tahaammül edilmez durumlarını, geniş çapta uygulanan katliamları ve de Kürt ulusunun özgür ve bağımsız yaşama özlemini gözönüne alarak, Türkiye Kürdistanı’nı bağımsız bir devlet haline getirmek amacıyla kurtarmaya karar vermiştir.”

Bu bildirinin son maddesi, Ermeni-Kürt ittifakının çerçevesini görmek açısından dikkat çekiciydi, şöyle diyor; “Kurultay herekese duyurur ki, Ermenistan ve Kürdistan’da asırlardan beridir Ermeniler ve Kürtler yaşamaktadır. Onlar kendi bağımsızlıkları uğrunda çalışırken, ülkelerinin herhangi bir yabancı hakimiyetine bağlı olmasını reddederler. Çünkü bu iki ülke yalnız ve yalnız Ermeni ve Kürt uluslarına aittir.”

ORTAK DÜŞMAN: ‘TÜRK’
Hoybun Ermeni-Kürt ittifakına uygun olarak, karşılıklı taahhütler yapılmış, ittifak senedi imzalanmıştı. Buna göre; ‘Her iki taraf bağımsız bir Kürdistan’ın ve birleşik bir Ermenistan’ın kurulma hakkını karşılıklı olarak tanıyarak, bu hakkın savunması için mümkün olan her türlü imkanı kullanarak birbirinin yardımına koşmayı taahhüt ediyordu.

Ortak düşman Turani-Türk öğesine karşı savunma ve saldırı işbirliği paktı olduğundan, taraflardan hangisi söz konusu düşmanın saldırısına uğrarsa diğer taraf saldırıyı püskürtmek için tek başına veya saldırıya uğramış tarafla birlikte harekete edeceğini kabul etmişti. Ayrıca, Taşnak Sutyun Partisi ile Kürt Ulusal Cephesi Hoybun Ermenistan ve Kürdistan’ın kendilerine ait toprakları üzerinde bağımsızlıklarının tanınmaması nedeniyle Türkiye ile savaş içinde olduklarını ilan ediyorlardı” .

BEDİRHANLARIN ERMENİ SEVDASI
Kuruluşundan birkaç ay sonra Hoybun örgütü ile Ermeni Taşnaksutyun örgütü arasında bir ittifak anlaşması imzalandı. Bu anlaşmaya Taşnaksutyun adına Vahan Papazyan, Hoybun adına merkez komitesinden şu kişiler imza koymuşlardı; ‘Şükrü Sekban, Celadet Ali Bedirhan, Memduh Selim, Haco Ağa, Ramanlı Emin, Ali Rıza, Mustafa Şahin ve Süleymaniyeli Kerim’.
Hoybun örgütünün ilk başkanlığına, Celadet Ali Bedirhan seçildi. Hoybun Cemiyeti, Temmuz 1929’da, iki toplantı daha yaptı. Bu kez yer, Halep’ti... Başta Celadet Ali Bedirhan, Memduh Selim, Cemilpaşazade Mehmet, Cemilpaşazade Kadri, Yado, Vahan Papazyan, Hırşak Papazyan ve Karabet olmak üzere 45 kişi katıldılar.
Oybirliği ile şu kararlar alındı;”Suriye’deki yerli ve Türkiye’den ‘firari Kürtlerden’ azami istifade edilmesi; Türkiye’ye karşı yapılacak herhangi bir hareketin tam ve mükemmel olarak ikmaline.”
Burada tırnak içinde yazılan ‘firari Kürtler’ şunlardır;
‘Firari Kürtler; Türk Kurtuluş Savaşı’nda işgalci düşmanla işbirliği yapmış, ülkesine ihanet etmiş, can yakmış, can almış ve sonra düşmana sığınıp Türkiye dışına kaçmış olan kişilerdir. İlk firari Kürtçüler arasında Cizreli Bedirhan ailesinden Kamuran, Celadet ve Halil Rami; Diyarbakırlı Cemilpaşazade Ekrem ve Mevlanazade Rıfat Bey de bulunmaktadır.’

Hoybun örgütünün merkezi Şam’da idi. Türkiye’ye karşı eylemlerini buradan yönetiyordu, arkasında Fransa vardı. Kürt Teali Cemiyeti, Türk- Kürt Hilafet Cemiyeti’ne dönüştürülmüş, İngiliz yönetimindeki Irak’ta faaliyet gösteriyordu. Merkezi Revanduz’daydı. Örgütün başkanı Seyit Abdulkadir’in oğlu Şeyh Abdullah’tı. Arkasında İngilizler vardı…

Erdal Sarızeybek

Türk Tarihinde Bir İlk 'Hoybun'

Bakmadan Geçme!

KAPAT
Erdoğan Barzani'yi Tanıyor mu?..